Aykut Kocaman, ilk devre hiçbir şey yapamadıkları gibi Kasımpaşa'yı sağ tarafında pas zengini ve pozisyon hazırlama ustası konumuna sokan Bilica ile Santos'u ikinci yarıya gelirken içeride bırakmıştı.
Başlığa bakınca, "Brezilyalının olmadığını söylüyorsun ama Alex ne olacak?" diye sorabilirsiniz.
O zaten yoktu!..
Sadece penaltı vuruşunda görebildik ve de maç bittikten sonra!
Yani F.Bahçe, Brezilyalıların 3 olduğu ilk yarıda maçı neredeyse Kasımpaşa'ya verecekti.
Hangi Kasımpaşa'ya mı?
Yarısından fazlası yenilenmiş, acemi yerlilerin bulunduğu ve de en ucunda Ersen Martin kulesinin çakılı durduğu Kasımpaşa'ya!..
İkinci yarıdaki Caner-Yobo değişikliği her ne kadar sadece savunmada alınmış önlemler gibi duruyorsa da her zaman yazdığım gibi futbolun tepeden tırnağa oynanabilen bir takım oyunu gerçeğiyle F.Bahçe hem daha sakinleşmiş hem sahaya daha iyi yerleşmeye başlamış üstelik rahat pas yapar olabilmişti.
Dia ile Emre'nin özellikle ikinci yarıdaki bütün Kasımpaşa eylemlerine karşı duruşlarının yanı sıra öne doğru çıkışlarda da baş mimar olduklarını söyleyebiliriz.
Hakem Kamil Abitoğlu'na kısa bir diyeceğim var.
Niang'ın bitime birkaç dakika kala attığı kasti tekmeye sarı kart göstermek, hangi kuralda yazıyor? Bunu çok merak ediyorum.
Geçelim yine maça. Dün akşam bir kere daha gördük ki, Aykut Hoca gerçekten de oyunu hızlandırmak, topun olduğu bölgelerde kalabalıklaşmak gibi Brezilyalıların pek harcı olmayan oyunu -ben doğru anladıysam- onlarsız oynamanın yoluna çıkmış gibi görünüyor.
Tabii bir de Alex'in yerine takımı 11 kişi oynatacak gerçek bir uç adam arkası da bulabilirse...
Bir şeyi unutmadan not edeyim.
Kasımpaşa takımının her zaman teknik adamlığını övdüğümüz Yılmaz Vural'la bu kadar büyük bir fiziksel düşüş gösterişine de pek akıl erdiremedim.

