Kaydet
a- | +A

Gazetede yazımızı alacak arkadaşları sanıyorum en çok beklettiğim akşam, dün akşam oldu. G.Saray, karşısında lig tortusu olan ama Hikmet Karaman''la kıpırdanmış, sahayı mümkün olduğunca çabuk ve kalabalık kullanmaya çalışan Kayserispor karşısında öyle bir futbol oynadı ki, 80. dakikayı geçerken ayılmışım.

Günümüzün oyun modeli olan, temeli de 4''lü alan savunmasına dayalı sistem, ancak bu kadar iyi dokunabilir. Rakibin Song''la Tomas''a yapmaya niyetlendiği preslerde, yani G.Saray gibi oyunu daraltmaya çalıştığı bölümlerde bile Hagi''nin 40 metrede organize ettiği ayağa ve koşu yoluna çabuk paslı çıkışlar, gerçekten de sistemin bütün özelliklerini yutmuş bir takımın özellikleriydi.

Hele hele Hasan Şaş''ın çift ön liberoyu önlerinde ya da sağında üçlerken Cihan''a bu oyun sistemindeki bekin hücum görevlerine adeta dikte etmesi hakikaten alkışlanacak güzelliklerdi. Solda Baliç, diri, mücadeleci ama çoğu zaman eskiden olduğu gibi tek adamlıktan portreler çizdi.

Hakan Şükür''ün milli kaostan kafasına ve ayaklarına yapışan moralsizlik gol atmasını engelleyen faktördü ama gol attırma beceri ve görgüsü yine maçtaydı.

Yazımın başlarında da değindiğim gibi Kayserispor, çok gol yedi ama sahada oyun bitene kadar oynayıp gayret göstermede kusur etmedi. Ama G.Saray''ın hiç vites küçültmeyen, tempolu, müthiş pas yüzdeli, çağın sistem oyunu karşısında ancak şapka çıkartmak zorunda kaldı.

Öyle bir takım futbolu içinden oyuncu cımbızlamak sevmediğim bir türdür ama kendimle yaptığım tartışmadan sonra Tomas''ın şu anda Türkiye sahalarındaki en yüksek kapasiteli savunma oyuncusu olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Türkiye Süper Ligi, bana göre süperi düşmüş bir lig ama yukarıda şampiyonluk apoleti arayanların bir şeyler sergilemeye çalışmaları ve bazen böyle de mest edici oyunlar ortaya koymaları idare ediyor. Hagi, 4''ler arasındaki en çaylak hoca ama 15-16 kişilik çekirdek kadro kararlılığı ve çağdaş sistemi uygulattırışı ile galiba diğer üç hocanın da şimdilik önünde gidiyor.

ÖNE ÇIKANLAR