17 yıl geçmiş, Azerbaycan''ı ziyaretimin üzerinden. Bağımsızlığını ilan ettiğinin 2. yılında gerçekleştirdiğimiz bu ziyarette "Kardeşlik" özlemimizi gidermiştik. Azeriler bize o kadar candan davranmıştı ki, o duygusal anları burada satırlara sığdırmak mümkün değil. Bakü Şehitliğini de ziyaret etmiştik o zaman... Şehitlerimize dua ederken Azerbaycan''ın Ermeni-Bolşevik işgali ve vahşetinden kurtarılması için verilen mücadele gözlerimin önünden bir film şeridi gibi geçmişti. Enver Paşa''nın kardeşi Nuri Paşa komutasındaki 20 bin kişilik Osmanlı Ordusunun, 15 Eylül 1918 tarihinde bir Kurban Bayramı sabahı Bakü''ye girmesi... Bakü''yü işgalden kurtarmak için verilen mücadelede bin 130 askerimizin şehit olması ve Azerilerin hürriyetine yeniden kavuşması...
Düşman mezalimi altında inleyen Azerilerin; o zamanlar Nuri Paşa''ya gönderdiği şu mektup, bakın, nasıl kardeşlik kokuyor:
"Ey Türk Askeri! Eğer sen Bakü''yü alamazsan, Bakü''de, senin için hazırlanan sofralar konaksız kalacak, senin için kesilen kurbanlar düşmana kalacak. Eğer sen bu şehri alamazsan, Müslüman gelinlerin duvaklarını düşman yırtacak, senin muzaffer olman için kalkan elleri zalimler kesecek..." Azerbaycan''ın millî şairi merhum Bahtiyar Vahapzade''nin şu mısralarına bakın. Nasıl kardeşlik kokuyor: "Dinimiz bir, dilimiz bir/Ayımız bir, ilimiz bir/Eşk''imiz bir, yolumuz bir/Azerbaycan-Türkiye/Bir milletiz iki devlet/Aynı arzu aynı niyet..." Bir de Azerilerin şimdi yaptığına bakın hele! Sayın İlham Aliyev, şehitlerimizin gölgesinde huzur bulduğu şanlı bayrağımızın Azerbaycan semalarında yeniden dalgalanacağı günleri sabırla ve iyi niyetle bekliyoruz. Babanızın kemiklerini, şehitlerimizin de ruhunu sızlatmayın. "Zam-zum, güzergah-müzergah..." tehditleri ile bize gözdağı verilmesin. Tek yumruk tek yürek olan Azeri-Türk kardeşliği bu tehditleri bir silindir gibi ezer de geçer... NOT: Dün akşam saatlerinde gelen son dakika haberi bizleri sevindirdi. Bayrağımız gönderinde yine dalgalanacak...
Antep-Halep arası sigara molası Türkiye-Suriye arasında sınırların kaldırılması dolayısıyla Halep''e giden heyetimizin konaklama yeri Halep Dedeman oteliydi. Sigara tiryakileri uçaktan iner inmez kendilerini Dedeman Oteli''ne zor attılar. Sabırsızlıkla kapı önünde sigaralarını tüttürmeye başladılar. Otelin içinde Suriyeliler rahat rahat sigara içerken Türk heyetinin dışarıda duman tüttürmesi görülmeye değerdi. Bu manzara bize, "Yandım-bittim-öldüm" feryatlarının boşuna olduğunu gösterdi. Demek ki Türk milleti sigara yasağına alışmış bile... Diğer tiryakilere duyurulur. Törenden gözümüze çarpan bir diğer ayrıntı da iki ülke arasındaki vizelerin kaldırılmasını simgeleyen bariyerdi. İki ülke bakanlarının poz vererek kaldırdığı bu bariyerin görünüşüne ve uzunluğuna bakıp da ağır zannetmeyin. Bariyer kartondan yapılmıştı ve çok hafifti. Bariyer önünde hatıra fotoğrafı çektiren gazetecilerin yüzünden ''koruma ve kollama görevi yapan'' yetkililerin yüreği ağzına geldi. Bariyerin başına kaza-bela gelmesi halinde tören aksayacaktı. Allah''tan böyle bir sürprizle karşılaşılmadı da yetkililer de derin bir nefes aldı.
Mal da yalan mülk de yalan... Milli Piyango İdaresi Yılbaşı Çekilişi için rekor rakama imza attı. Büyük ikramiye 30 milyon lira olarak belirlendi. Para büyük olunca, insanın hayali de büyük oluyor. Bu büyük parayla neler alınıyor isterseniz bir göz atıverin: -79 lüks daire, 3''er milyon dolarlık 6 dükkân, Boğaz''da 5 tane ''mütevazı'' yalı...
-2 özel uçak, 24 lüks yat, ya da yılda 2 milyon lira faiz... Bu listeyi uzatmak mümkün...
Daha önce büyük ikramiye kazanıp da şimdi bir lokma ekmeğe muhtaç olanları burada hatırlatmaya gerek var mı? Kısacası; her şeyin başı sağlık, huzur ve helal kazanç... Karun kadar malın olsa bu fani dünyada, ağız tadı ile bir ömür tüketmedikten sonra neye yarar?!.
Arife tarif gerekmez! Siyaset; konuşmaktır, müzakere etmektir. Farklı görüşlere tahammül etmektir. Sıkılı yumruklarla tokalaşma olmaz; az dinleyerek, az düşünerek çok bağırarak siyaset olmaz. (Recep Tayyip Erdoğan-Başbakan)
Sağır Sultan''ın bile haberi var Cumhurbaşkanı Gül''ün talimatı ile inceleme-araştırma yapan Devlet Denetleme Kurulu kamu niteliği taşıyan 5 binden fazla meslek kuruluşunun politize olduğunu ve ideolojik faaliyet içinde bulunduklarını tespit etmiş. Verilen zaman ve emeğe yazık! Meslek kuruluşlarının yıllardır siyaset yaptığını dünya âlem biliyor, zaten?!.

