BENİM YILDIZIM Mehmet Eren''in sağ kanada gelişiyle birlikte F.Bahçe''nin savunma balans ayarı da bozuldu. Nitekim, Kayseri''nin golü de böyle geldi. ----------------------------
F.Bahçe, Kayserispor''un kaliteli oyunculardan kurulu kadrosundan mı korktu, yoksa son 1-1.5 ay içindeki yoğun maç trafiğinin yorgunluğuna mı yakalandı, onu en iyi Zico bilir, ama görünen oydu ki; Kayserispor, savunmasıyla, orta sahasını, oradan da ileri ucunu ayağa paslarla birbirine bağlayabilme özelliğini sahneye koyunca, Volkan, Avrupa maçları da dahil en yoğun mesai yaptığı maçı yaşadı. Durmuş hariç, Aydın, Ali Turan ve Toledo''yla, ön liberoları Ragıp ile Saidoo''yu oyuna çok rahat sokan Kayserispor, bu ağırlığını Deniz ve Aurelio''nun kendilerine çok uzak oynayıp savunmalarının önüne yaslanışları sayesinde başarıya ulaştırdı. Solda Fatih, Gökhan, sakatlanana kadar Iglesias ve Topuz''un pas alışverişlerinde ya da pas için kendisini gözleyişlerinde hiç bir olumlu hareket yapamadı. Iglesias''ın çıkışıyla birlikte Topuz''un içeri girişi ve süratli Eren''in sağ kanada gelişiyle birlikte F.Bahçe''nin savunma balans ayarı da bozuldu. Nitekim, Kayseri''nin golü de böyle geldi. Buna karşılık F.Bahçe, Alex''in oynamayışından mıdır nedir, orta alanla Semih''in arasındaki bölgeyi bir türlü kalabalıklaştıramadı, orada baskı yapamadı. Deivid ile Appiah''ın da sürekli yer değiştirme paniğiyle bu zaafı büyüttüklerini gördük. Semih, yine ofsayt çizgisi hattında kendini kollayarak golünü atarken maçın yardımcı hakemlerinden bu yarıda Kayseri''yi takip eden arkadaşın peş peşe kaldırdığı hatalı ofsayt bayrakları Gökhan Ünal''ı çileden çıkardı. 10 kişi kalan F.Bahçe, top yapmaktan da uzaklaşınca, maçı ceza alanının önünde kabullenerek, hata etti. İkinci yarıda Kayserispor''un yetenekli oyunculardan kurulu kadrosuyla 10 kişi kalmış olan F.Bahçe''ye karşı
oyuna müthiş bir ağırlık koyarak pozisyon üzerine pozisyon üreteceğini bekleyenler bir mahalle oyunu karşısında şaşkına döndü. 3-5 kişi bir araya gelip 3-4 metre içinde "Al gülüm ver gülüm" gibi dünya futbolunda artık yeri olmayan "Futbol hırsızlığı" sergilendi.
Buna karşı F.Bahçe de bu kadrosuyla bir kişi eksikliği bile rakibiyle arasındaki büyük fark sanarak kendi yarı alanına yığıldı durdu.
Kayserispor''u yöneten teknik adamlara sormak isterim; takımınızın 90 dakikalık bir futbol oyunun ancak kaç dakikasını çıkartabileceğini doğrusu çok merak ediyorum! Acaba bu ağır çekim top alışverişinin altında F.Bahçe''yi öne çekip Gökhan''a top bırakmak mı yatıyordu? Diyelim ki öyle; ama kılını bile kıpırdatamayan ve Milli Takım yalanlarıyla okşanan Gökhan Ünal''a boş kale bile olsa onu atacak halinin olmadığını kim söyleyecekti? Zico''nun sakatlar ve cezalılar dışında eldekilerle yaptığı oyuncu değişiklikleri ve görev takasları yerindeydi diyebiliriz. Bir gerçeği daha korkularından yazamayacak olan Türk spor medyasına yine ben sesleneyim bari; F.Bahçe''nin yediği gollerde R.Carlos''un şöhretine hiç yakışmayan ciddi pozisyon hataları vardı. Haa az kalsın unutuyordum F.Bahçeli yöneticilere göre bu yenilginin sırrı maçın saat 16.00''da oynanmış olabileceği de ihtimaller arasındandır!

