Kaydet
a- | +A

Bizim ülkemizdeki futbol arenasında, bir Süper Lig takımıyla adı ne olursa olsun üçüncü kademeden bir takımın maçını yorumlamak, teknik analizini yapmak hemen hemen çok boş bir mesaidir. Sadece Pendikspor, bir zamanlar Lüleburgazspor, çok yakında da İnegölspor''un sadece skorlardaki fiyakası gündeme oturabilmişti. Ama dün İzmir''de oynanan Beşiktaş''la Bucaspor arasındaki maç, ciddi bir yoruma, analize uyar nitelikteydi. Bucaspor, savunmadaki yerleşim hataları hariç, dikkat çeken orta alan çeşitlemeleri ve bunları ileri uca taşımasıyla çok düşünen, iyi uygulatan bir hocanın takımı olarak göze çarptı. Orhan, İzzet hemen göze çarparken, İbrahim''in pas dağıtımında, bizim Süper Lig''deki aynı işi yapanların neredeyse yarısından daha usta olduğunu gördüm. İşte koca Beşiktaş, skora kolay gitmesine rağmen futbol olarak böyle bir rakibe toslamanın sıkıntılarını yaşadı. Baki''yi oyundan attıracak kadar, Burak''ı bocalatacak kadar, Ricardinho''ya nefes aldırmayacak kadar oyunun ve sahanın bir bölümünü kullanabilen Bucaspor, Beşiktaş''ın kendi kendine sormakta devamlılık göstermesi gereken şu gerçekleri de sahneletti: Burak''tan bırakın solda görev yapmayı, duracak bir adam bile olması mümkün değildir. Çift santrfor oynanacak günlerde, seçimin Bobo-Gökhan, Nobre-Bobo olmasının doğru, ama Gökhan-Nobre olmasının takıma büyük bir zarar getirdiği artık apaçık ortadadır. İbrahim Toraman''ın Baki''den boşalan yere gelişi, bu futbolcudan nasıl yararlanılacağını da göstermiştir. Yani sağ kanadın sahipleri Aliler''den başkası pek olamaz.

Beşiktaş''ın ilk yarı oynanırken televizyona düşen yedek kulübesi ve dün akşamki maçı İzmir''e gelmeyip televizyonda izleyen Beşiktaşlıları da alt alta toplarsak, bu kadrodan hiçbir teknik direktörün yakınmaya hakkının olmadığını görürüz. Özellikle de Tigana''nın görmesi gerekmektedir. Bucaspor''un, Beşiktaş gibi bir büyüğü, önündeki zorlu lig maçına hazırladığı için bütün Beşiktaşlılarca teşekkürü hakkettiğini de ilave edeyim.

ÖNE ÇIKANLAR