> İZMİR
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Buca Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Bahar Baran, yüksek lisans öğrencileri Çiğdem Bezir ve Barış Çukurbaşı ile sanal ortamların yabancı dil eğitimine katkısını görmek amacıyla Anadolu Lisesi öğrencileri üzerinde çalışma yaptıklarını belirtti. Baran, yabancı dil öğreniminde gramer öğrenmekten çok konuşmada problem yaşandığını, öğrencilerin pratik yapmaması sebebiyle öğrenimin istenilen düzeyde sonuçlanmadığını vurguladı.
PRATİĞE ENGEL OLUYOR
Çekingenliğin yabancı dil pratiğinin önündeki en önemli engel olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Baran, şunları söyledi: "Sınıf ortamında gençler utanıyor, sıkılıyor, 'Bir kelimeyi yanlış telaffuz edersem arkadaşlarım bana güler' diye düşünüyor. Yanlış yapıp, arkadaşlarına karşı gülünç duruma düşmek istemeyen öğrenciler sınıfta yabancı dilde konuşmaktan kaçıyor. Bunu nasıl çözebiliriz diye düşündük, farklı iki lisedeki öğrencileri, çok kullanışlı sanal ortamlardan birinde buluşturduk. Öğrencilerden kendi kullanıcı resmini oluşturup, diğer okuldan tanımadığı öğrencilerle, tanımadıkları bir öğretmen gözetiminde İngilizce iletişim kurmasını istedik." Öğrencilerin önce yazarak sohbet etmeyi tercih ettiğini aktaran Baran, bir süre sonra rahatlayan öğrencilerin bilgisayarlara bağlı mikrofonlar aracılığıyla sesli sohbete başladıklarını ifade etti.
KENDİLERİNE GÜVENİYORLAR
Baran sözlerine şöyle devam etti: "6 hafta süren çalışmamız süresince öğrenciler, karşısındakinin kim olduğunu bilmeden, yalnızca konuştuğu kişinin sanal resmini görerek konuşmaya çalıştı. Onlara konular verdik, sanal ortamda sunum yaptılar. Öğrenciler, sanal fotoğraflarıyla gezdikleri ortamda çekinecekleri kimse olmadığı için daha rahat davrandı. Güveni yerine gelen öğrenci, öğrendiklerini daha rahat uygulamaya, konuşmaya başladı. Gördük ki, dil eğitimindeki çekingenlik engeli sanal ortamda aşılabiliyor."
MÜFREDATA ALABİLİRİZ
Yrd. Doç. Dr. Baran, çalışmayla ilgili öğrencilerle mülakat yaptıklarını belirterek, öğrencilerin "Karşımdakini tanımıyorum. Sınıfta olsaydım, 'Arkadaşlarım bana güler mi' diye çekinirdim. Burada karşımdakinin ne yaptığını göremiyorum. Karşımdaki bana gülüyorsa bile tanımadığım biri olduğu için etkilenmiyorum. Ayrıca ortamdaki öğretmen, dersimize giren öğretmen olmadığı için not korkumuz da olmadı. Bu nedenle hiç sıkılmadım, rahattım. Telaşa kapılmadım" dediğini söyledi. Ders dışı bu çalışmayı seven öğrencilerin, evlerinde de çok kullanıcılı sanal ortama bağlanıp, yurt dışından insanlarla konuşmaya başladığını anlatan Baran, bir öğrencinin "Artık yabancı ülkeye gitsem konuşmaktan korkmam, çünkü konuşabileceğimi gördüm" dediğini aktardı. Baran, ders dışı etkinlik olarak yürütülebilecek etkinliğin, gelecekte müfredata da alınabileceğini sözlerine ekledi.
YABANCI ÜLKEYE GİTSEM KORKMAM
İnternette tanımadığı kimselerle İngilizce konuşan öğrenciler, "Artık yabancı ülkeye gitsem konuşmaktan korkmam, çünkü konuşabileceğimi gördüm" diyor
Gençler, olimpiyatlara hazır
Yunanistan'ın, 25 Haziran-4 Temmuz tarihlerinde ev sahipliği yapacağı 13. Özel Olimpiyatlar Dünya Yaz Oyunları'nda Türkiye'den 106 sporcu mücadele edecek.
Yunanistan'ın başkenti Atina'da 25 Haziran-4 Temmuz 2011 tarihlerinde düzenlenecek, "13. Özel Olimpiyatlar Dünya Yaz Oyunları"na katılacak sporcular ve destekçileri, İstanbul'daki basın toplantısında bir araya geldi. Feriye Lokantası'nda düzenlenen basın toplantısına oyunlarda yer alacak zihinsel engelli sporcular ve destekleyicileri katıldı. Özel Olimpiyatlar Türkiye Organizasyonu ile birlikte sporculara destek veren PveG Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Karpat, Türkiye Dış İlişkiler Direktörü Hayrünnisa Aligil ve Türkiye Özel Sporcular Spor Eğitim ve Rehabilitasyon Derneği (TÖSSED) Başkanı Ali Ağaloğlu'nun katılımıyla gerçekleştirilen basın toplantısında 13. Özel Olimpiyatlar Dünya Yaz Oyunları ve bu organizasyona katılacak sporcularla ilgili bilgi verildi.
MEŞALE KOŞUSU YAPILACAK
PveG Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Karpat, 8 yıl önce 500 sporcuyla başladıkları desteğin bugünlere geldiğini belirterek, "Oyunlardaki hava görülmeye değer. Daha önce 7 defa oyunlara katıldık. 50 madalya aldık ve bunların yarısı altın" dedi. Yunanistan'ın, 25 Haziran-4 Temmuz tarihlerinde ev sahipliği yapacağı 13. Özel Olimpiyatlar Dünya Yaz Oyunları'nda Türkiye'den 106 sporcu mücadele edecek. 10 bin sporcu ve 25 bin gönüllünün katılması beklenen oyunların sembolik meşale koşusu Türkiye'den de geçecek. 19 Haziran Pazar günü İpsala'dan giriş yapacak meşaleyi aralarında özel sporcuların ve gönüllü emniyet mensuplarının bulunduğu bir ekip Keşan'dan İstanbul'a getirecek. İstanbul'da çeşitli etkinliklerle meşale koşusu tamamlanacak. İSTANBUL
Hayallerindeki Eyüp'ü çizdiler
İstanbul Kültür Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğrencileri hazırladıkları projelerde hayallerindeki Eyüp'ü tasarladılar. Eyüp'ü Mimarlık dersinde konu alan öğrenciler, Eyüp'ün kent analizini yaparak buradaki tarihi dokuyu ortaya çıkaran, günlük hayatı kolaylaştırıcı ve kültürel, sosyal, turistik değerleri ortaya çıkaran plan ve projelere imza attılar. Kültür Üniversitesi 2. sınıf öğrencilerinin 3 ay boyunca Eyüp'te çalışarak hazırladığı projeler, Eyüp Belediyesi Sergi Salonu'nda sergilenmeye başlandı. Serginin açılışını Başkan Yardımcısı
Sedat Şahin gerçekleştirdi. Şahin, gençlerin fikirleri, projeleri ve geleceğe bakışlarının çok önemli olduğunu belirterek, "Böyle güzel bir çalışma gerçekleştirdikleri için öğrencileri kutluyorum. Ayrıca tarihi ve dini açıdan büyük öneme sahip Eyüp ilçemizi baz almaları da bizi ayrıca sevindirdi. Gençlerin özellikle tarihi dokuyu koruyan, günlük hayatı kolaylaştıran ve kent vizyonuna yakışan unsurları ön plana çıkarmaları çok güzel. Eyüp ile ilgili çok iyi analizler yapmışlar. Çalışmalarından dolayı tebrik ediyorum" dedi. İSTANBUL
425 öğrencinin mezuniyet sevinci
KONYA AA
Selçuk Üniversitesi (SÜ) İletişim Fakültesinden mezun olan 425 öğrenci diplomalarını törenle aldı. İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Kalender Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde düzenlenen diploma töreninde, iletişimin insan odaklı olduğu için son derece kutsal ve zevkli bir meslek olduğunu söyledi. İletişim fakültelerinden mezun olan ve mesleklerini eline alan kişilerin ilk yıllarının yorucu ve çileli geçebileceğini belirten Kalender, "Bizim mesleğimiz kariyer basamaklarının çok hızlı tırmanılmadığı, pişerek olgunlaşarak gidilmesi gereken bir meslektir. Bu nedenle acele etmeden sabırla ve sıkıntılara göğüs gererek emin adımlarla ilerlemek önemlidir" dedi.

