Kaydet
a- | +A

Zordur bu maçları oynamak. Herhangi bir hedef için yarıştığınız rakibinizle aynı zaman süreci içinde oynamak durumunda bırakılmış iseniz, kulağınız hatta biraz da aklınız rakibinizin maçında olurken, bu konu beyninizden ayaklarınıza sağlıklı ya da planladığınız düşüncelerinizi gerçekleştirmenizde sıkıntı oluşturur.

İşte dün akşam F.Bahçe ve Trabzonsporlu futbolcuların içine bulundukları ortam buydu. Kadıköy'de çok çabuk patlayan Stoch golü, F.Bahçe takımını gaza getirirken, Belediye'yi hayli salladı. Bu sallantı sürecinde F.Bahçe'nin skor tabelasına zenginlik kazandırmasına ise yukarıda değinmeye çalıştığım faktörler mani oldu. Trabzon'dan fısıldanan farklı skor ve rakibin 10 kişi kalışı F.Bahçe'nin canını sıkarken, Belediye de yavaş yavaş oyuna sadece topa daha fazla sahip olma şekliyle ortaklık etmeye çalışıyordu. Ama F.Bahçe'nin yine sıraladığım sebeplerden karışan aklı sanki İBB'ye pozisyonlar sunuyor gibi oluyordu ama bunların hepsine "çakma pozisyon" denebilirdi.

Aşırı efor harcaması Belediye'nin direnç derecesine F.Bahçe aleyhinde katkı da yapmadı değil. Ama Gökhan Gönül ve Topuz'un oynadığı kanatta Ekrem'in önünde Holosko'yu oynatmak, F.Bahçe'nin o kanattan otoban hızıyla gelişine çanak tutmaktı. Maçın başındaki bu görüntü Avcı'nın gözlerinden kaçarken, İbrahim Akın'ın da topla içeriye taşınışı, Santos'la Stoch kanadına hayat veren bir başka "Büyük teknik adam" düşüncesiydi. F.Bahçe'nin, İBB maçını elini kolunu sallayarak kazanabileceği gerçeği bence açıkça ortadaydı. İBB'nin zirveye verebileceği zarar, Niang da olmadığı için kanatları kapatmaktan geçiyordu ama F.Bahçe'nin attığı goller, atamadıklarının kaynağı olan pozisyonların tamamı kanat kaynaklıydı. Taraftarın büyük gürültüsünün F.Bahçeli futbolcuları yönettiğini de söylemek gerekir. Maç başlarken ve devre biterken atılan yan kaynaklı goller hem taraftarı rahatlatırken hem de F.Bahçeli futbolcuların hücrelerinde dolaşan "acaba"ları da ortadan kaldıracaktı.

ÖNE ÇIKANLAR