Kaydet
a- | +A

Sezonun başından beri gerek TV ekranlarından, gerekse bu sütunlardan bir görüş ortaya koyup duruyorum. Diyorum ki, F.Bahçe''nin pres ve çabuk pas yapmada özürlü kadrosu, hem Alex''i, hem Hooijdonk''u, hem de Nobre''yi aynı 11''de barındıramaz. Barındırmamalıdır da... Yukarıda sıraladığım zâfiyetler, bu üç oyuncunun ancak birinin sahada olmak kaydı şartıyla, kalabalık orta alan kurgusuyla örtülebilir. Hele hele eşit güçteki ya da daha güçlü takımlar karşısında bu kurgu tek çıkış yoludur. İşte Lyon''da F.Bahçe oyuna sadece içinde Alex''i bulunan kalabalık, gezginci bir orta alan kurgusuyla çıktı. Bunu Daum''un keşfettiğine asla inanmıyorum. Belli ki, yönetimden birileri ya da biri, bu çıkış formülünü kulağına fısıldamak şöyle dursun, kafasına vura vura anlatmış. Lyon''un Kadıköy''deki oyunda ikinci yarı herkesi büyüleyen pas tezgâhının neredeyse yarısını yok eden bu kurgu, bir de gol çıkarmaz mı... Ama Lyon''un golden sonraki silkinişi beraberliği ve de baskılı, bol fırsatlı bir rakibi sahaya getirdi. Şöyle ilk yarıya hani o ünlü istatistikçiler gibi bakarsak, F.Bahçe''nin yine de 10 kişi ile oynadığını görürüz. Bu eksikliği kimin sunduğunu da sanırım artık başkan dahil, yönetiler de, Daum da görmüştür. Zaten Daum, Beşiktaş maçında itiraf da etmişti.

F.Bahçe savunması, özellikle ön kenarlardan az destek gördüğü için ilk yarının son 20 dakikasında balansını kaybetti. Serkan''ın çarpışan otomobiller gibi oraya buraya bilinçsiz koşusuna Alex''in seyirciliği de eklenince, bu defa Diarra, Essien, Juninho tezgâhının da içine düşüldü. Ama yine de ilk yarı F.Bahçe''nin gelecekteki ciddi rakipler karşısındaki tek formülü olarak boynuna asılmış olmalıdır. Oyunun ikinci yarısı da adeta birinci yarısının sanki kopyasıydı. Hatta bu bölümde 10 kişi kalan F.Bahçe''nin dakika dakika yorulup dağılacağı, Lyon''un da böyle bir ortamdan yararlanıp farka bile gideceği, sanırım futbola meraklı herkesin beyninde dolaşıyordu. Ama kadro, basının yol gösterdiği biçimde direnip, maçı koparabilecek bir hale bile çıkabiliyordu. Demek ki, F.Bahçe''nin özellikle büyük maçlardaki futbol fukaralağı, tamamen teknik direktörünün yanlışlarından kaynaklanıyordu. Bu yarıda Diarra, Essien ve Juninho''nun pas araları iyiden iyiye tıkanıyor, adeta bu sihirli üçgen koca bir 45''e kendi klasiğinden en küçük bir örnek sunamıyordu. Sonuçta F.Bahçe, maçı kaybediyordu ama şayet Daum anlayabiliyorsa, yarınlarda nasıl bir kadro ve nasıl oyun planıyla oynaması gerektiğinin senedini sahaya bırakıyordu. Tabii ki, savunmanın kanatları, ciddi biçimde asıl oyuncularına sahip olmak ve de Alex''i uzun bir süre Kalamış''ta istirahate çekmek kaydı şartıyla. Bu arada 2-2''de sanki beraberlik çok uygun bir sonuçmuş gibi Tuncay''ın oyundan alınışı da yeni bir dehâ tablosu olarak maça düşüyordu.

ÖNE ÇIKANLAR