Son günlerde gazetelerin spor sayfalarında ve de spor gazetelerinin hemen hemen hepsinde Fenerbahçe''nin, Avrupa ve Latin Amerika''dan, ocak ayında pahalı transferler yapacağı şeklinde haberler giderek sıkça yer almaya başladı. Bu haberler, hem de astronomik rakamlarla çerçevelenip gerçekleşirse, Fenerbahçe felaketin eşiğine kadar gelecek, hatta hatta felaket kaçınılmaz olacaktır. Çünkü Fenerbahçe''nin borcu, hiç de öyle son Divan Toplantısında açıklandığı gibi dört yıla dayalı 125 milyon YTL değil, bu rakamın çok çok üstündedir. Çünkü bu 125 milyon YTL sadece ve sadece bu sezon başı alınan Aragones ve ekibiyle, Güiza, Emre ve Burak''a bu sürede ödenecek miktardır. Buradan da bakılacağı gibi bu rakamın içinde görünmeyen bankalara olan kredi borçları, diğer futbolculara ödenecek miktarlar, vergi, sigorta ve de olmazsa olmaz giderlerle borcun 200 milyon YTL''nin çok üzerinde olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır. Zaten asbaşkanlardan Ali Koç ve Şekip Mosturoğlu düzenledikleri son basın toplantısında bu konuyla ilgili bir soruya cevap vermek şöyle dursun, bu konulardan bilgileri olmadıkları şeklinde daha vahim bir tutum sergilemişlerdi. Şimdi felaketin nereden, nasıl kaynaklandığı ve bu ocakta yapılacağı iddia edilen transferlerin hangi tahribatı yapacağına bakalım... Bilindiği gibi Fenerbahçe''nin Olağan Genel Kurulu önümüzdeki 2009 yılının mayıs ayında yapılacak. Bugün futbolda Fenerbahçe''nin geldiği yer, özellikle eski üyeleri ve de Fenerbahçe olgusuna başkan katından değil, yürekten bakan üyelerinin keyfini fazlası ile bozmuş durumdadır. Ve de giderek her kesimden yükselen seslerden, mayıs ayındaki kongreye, kazanma şansı çok da yüksek olmasa, mutlaka güçlü bir başkan adayının çıkabileceği anlaşılmaktadır. Buradan bakınca insanın aklına çok eski bir çift söz ve de yakın geçmişten bazı sözler geliyor. Bu sözlerden daha önceki yıllarda edilenini bir hatırlayalım. Devrin başkanı Aziz Yıldırım, kendisine rakip çıkabileceği şeklindeki haberler üzerine, "Adamın kucağına bombayı bırakım" demişti. Ve tabii ki ortada kimse kalmamıştı. Yine yakın bir geçmişte, Aziz Yıldırım''a rakip çıkabileceği şeklindeki gelişmeler üzerine aynı Yıldırım, "O aday kimse gelir ancak tek başına hesaplara bakabilir. Ve işi bittiğinde de açıklama yapamaz" diye konuşmuştu. Bu adayın Mehmet Ali Aydınlar olduğu da unutulmamalıdır. Ve gelinen noktada borcun hiç de öyle dört yıla yayılmış sadece 125 milyon YTL olmadığı göz önünde tutulursa, Yıldırım''ın yeni ve boşuna pahalı bir transfer hareketi ile kulübün borcunu belki de 300 milyon YTL''lere yükselterek, "Kucağa bomba bırakmak" stratejisini güçlendireceği yoluna gideceği görülmektedir. Tabii bu arada da başkan adayının, ufuktan karaya inmiş böyle bir rakam karşısında da kulübe girip hesaplara bakma zahmetini de göstermeyeceği aşikardır. Böylece kötü giden, bugün için futbolda, sezonun ardından Genel Kurulda başkan adayı olarak çıkmak hemen hemen mümkün olmayacaktır. Çünkü kulübün borcu kimsenin altına giremeyeceği boyutlara yükselecek ve böylece Yıldırım saltanatı devam edecektir.
Sonrası mı? Benden sonra tufan!

