Geçen sezonun şampiyonu G.Saray bu seneki mücadeleye de geçmişteki bütün teknik direktör hataları ve kadro aksaklığıyla girmektedir. Bu böyle biline... Buna karşılık Beşiktaş ise nüfus kağıdı yenilenmiş ve gençleşmiş kadrosuyla dikine, çabuk oynayabilen bir futbol takımı kimliği içinde görünüyor. Gerets ilk yarıdaki hatta ikinci bölümde de epeyce bir süre sahada bulunan Mehmet Güven, İliç ve Necati üçlüsüyle sabaha kadar özel maç oynasa bazı oyunlara avanslı başlasa bile G.Saray''ı iyi oynayan bir takım kılıfı içine sokamaz. Bursa''daki özel maçtan sonraki yazımda da G.Saray''ın elindeki bütün devşirme ön liberoları oynatsa da çift ön liberoya dönmeden ve de Hakan''ın tek santrfor olarak kullanmadan bu kadroyla futbol oynayamaz demiştim. Çünkü G.Saray ne rakibi baskı altına alabiliyor ne gelişigüzel geliştirdiği atakların dönüşünde yeni top bulup tazeleme gerçekleştiremiyor. Savunmaya dönüşlerde ön libero zaafiyeti geri dörtlüyü de sıkıntıya sokuyor. Buna karşılık Tigana; Kleberson, Fahri, İbrahim Üzülmez''den kurulu üçlüsünün önünde giderek değerini ortaya koyan Delgado''yla vites yükseltip dikine çabuk saldırıyor, dönüşlerde de topu arkasında çabuk toparlanmayı gerçekleştirebiliyor. Beşiktaş çift santfordan birini biraz daha geri dörtlüden sıyırıp Delgado''ya yakın oynatabilse hemen hemen bütün atak teşebbüslerini gol pozisyonu ile renklendirebilir.
Beşiktaş savunması yabancısız kalmış olsa da iyi direnç göstermeye başladı.
Federasyonu böyle bir organizasyonu hayata geçirdiği için kutlamak gerek.
Şampiyonluk adaylarından geçen sezonun şampiyonu anlaşılan o ki; bu sezon da yine son saniyedeki şans gollerine sığınmak zorunda kalacaktır. Kupanın sahibi ise sanıyorum, geçen sezon gibi ligi daha ilk devre bitmeden teslim etmeyecek iddialıların en önde gidenlerinden biri olacaktır.

