Kaydet
a- | +A

Neredeyse 40. yılımıza girdik... Muhabirlikten, hem de amatör kümeden okul maçlarına kadar, istihbarat şefliğinden, müdürlükten bugünlere, yani yazarlığa, yorumculuğa geldik... Çok şükür; edindiğimiz yerden de mutluyuz. En azından aldığımız olumlu, olumsuz reaksiyonlardan öyle anlaşılıyor. Ama meslek hayatımızın hiç bir gününde, hafta başında iki spor, bir de şov dünyasından gelen yazarın düştüğü elem verici, acıklı, kahredici, mesleği resmen küçültücü, maskara haline getirici bir duruma düşmemişizdir. Hiç bir meslektaşımın da düşmesini istemem. Mesele şudur: Bıçakcı Federasyonu''nun başlangıcında milli takımlar sorumlusu olan, yanlış hatırlamıyorsam sonra bu görevinden ayrılıp, sıradan üyeliğine geçen Serdar Güzelaydın bir doğum günü kutlaması düzenlemiş. Olabilir. Nice yaşlara, sağlıkla, mutlulukla Serdar kardeşimiz... Ama o doğum gününü, dünya barış günü, dünya sevgililer günü, küskünlerin koklaştığı gün, sporda yıllardır görülmemiş, yaşanmamış bir dostluk günü ilan eden yukarıda sözünü ettiğim yazarlara, ne yazık ki bir meslektaşları olarak teessüf mü etsem, yoksa başka bir kelime mi bulsam? Yok efendim; Şansal Büyüka bile, ben böyle bir atmosfer yaşamadım diye hop oturup hop kalkmış, kendinden geçmişmiş... Yok efendim; futbol camiasının dünkü küskünleri kucak kucağa, kol kola görüntüler vermişlermiş... Yok efendim; Fatih Terim bile oradaymışmış... Yok efendim; bugüne kadar böyle bir doğum günü partisi yaşanmamışmış... Ülkede ve de belki de dünyada eşine rastlanmamış bu doğum günü partisini Sabah Spor Müdürü Serdar Ali Çeliker, Vatan''ın spor yönetimine Ankara''dan katılan Tayfun Bayındır ve spor köşesine paraşütle indirilen Ercan Saatçi kaleme almışlar. Yazık! Ben hayatımda ilk defa bir doğum günü partisinin faturasının basında böyle ödendiğine tanık oluyorum.

Tabii ki Serdar bey kardeşimize de bir çift sözüm var. Güzel kardeşim, sen, önce dönemindeki İsviçre maçının ayıplarından arın, sonra, ne maksatla olduğunu, alışık olmadığımdan çözemediğim böyle partiler düzenle! Siz de sevgili kalem adamları; bundan böyle kalemlerinizi Sedat Simavi''nin sözlerini anımsayarak kullanmaya çalışın e mi! Haaa az kalsın unutuyordum; bu organizasyonun başındaki kişinin kim olduğunu da biliyorum. Ama kalemini kullananlar cesaretini gösterip, kendisini deşifre etmediğinden, ben de ismini yazmadan geçeceğim... Vah benim mesleğim vah!

ÖNE ÇIKANLAR