Ülkemizin, dünya kulübü olmayı önüne en ciddi ve en büyük hedef olarak koymuş kulübü Fenerbahçe, ne yazık ki uygulamada hiç de hedefinin felsefesine uygun davranmamaktadır. Mesele, Roberto Carlos''un uğurlanış tantanası ile; daha önce hizmette Carlos''a ciddi farklar atmışların veda ederlerken adeta lanetlenişleridir. Şöyle bir hafızamızda canlandıralım. Tuncay Şanlı ile Marco Aurelio, Fenerbahçe formasına üç lig şampiyonluğu kazandırırken, gerçekten de bu unvanların kazanılışlarında baş rolü oynamışlardır. Hatta öylesine ki; beşer yıl giydikleri Fenerbahçe formasının içinde, takımı adeta taşıyan başlıca kahramanlar olmuşlardır. Oynadıkları süreçte Fenerbahçe futbol sahasında ne yapmışsa Tuncay''la Aurelio''nun payı aslanınkinden de daha fazladır. Ve bu iki futbolcu, altını imzaladıkları sözleşmelerine son dakikaya kadar adeta bir profesyonellik abidesi olarak sadık kalmışlardır. Ve yasalardan doğan haklarınca da serbestçe giderlerken, kendilerine bırakın kuru bir teşekkürü, yüzlerine bile bakılmamış,hatta biraz da arkalarından konuşulmuştur. Gelelim Zico''ya...Teknik adamlığını her zaman tartıştığım bu hoca bir lig şampiyonluğu yaşatmış, Şampiyonlar Ligi''nde de çeyrek final gibi bir daha ulaşılması pek mümkün görünmeyen bir uluslararası fiyakaya imza atmıştır. Ama ne var ki, sözleşmesi bitip de görevi geri alındığında -ki kulübün doğal hakkıdır-, kendisine ne bir teşekkür edilmiş, ne de sıradan bir yemek verilmiştir. Hatta kaldığı evin anahtarı bile aracılarla alınmıştır.
Bu iki büyük ayıbı işleyen Fenerbahçe Spor Kulübü, bugün, tam ligin ortasında, şampiyonluk kovalarken ve de daha beş-altı aylık sözleşmesi dururken "Gideceğim" diye tutturan oyuncusuna teslim olmanın yanı sıra, bir de tantanalı uğurlama planlamaktadır. Bu şöhretli oyuncu 2,5 senede 20 milyon euronun üzerinde para kaldırmanın ötesinde bırakın bir lig kupası kazandırmayı, süper etiketli sıradan takımların bile sahip olabildiği bir maşrapanın ötesinde anlamlı bir kupanın kulpundan bile tutmamıştır.
Üstelik de öyle çok da centilmen olmamıştır. Vukuatları arşivlerde durmaktadır. Ve de benim spor medyam bu hiç de vefa örneği esintileri taşımayan tutuma, ya da profesyonellik saptırması biçimindeki davranışa ne yazık ki alkış tutmaktadır. Ama desenize, takımı iki yıl üst üste şampiyon yaptıktan sonra üçüncüyü son maçta kaptıran hocayı, dünyada hiç teknik adam kalmamış gibi geri getiren zihniyetten ne beklenir ki...
Ama şu bilinmelidir ki, dün Tuncay ve Aurelio''ya ve de Zico''ya çevrilen sırtlar, Carlos''a gösterdikleri yanaşmayı çok pahalı ödeyeceklerdir. Çünkü dün oynanan Sheriff maçı son maç değildir. Bu şöhretli oyuncu 2,5 senede 20 milyon euronun üzerinde para kaldırmanın ötesinde bırakın bir lig kupası kazandırmayı, süper etiketli sıradan takımların bile sahip olabildiği bir maşrapanın ötesinde anlamlı bir kupanın kulpundan bile tutmamıştır.

