Kaydet
a- | +A

KRİTİK

Eksik olsun

Futbol Federasyonu''nun bugüne kadar yaptığı veya yapmadığı işler tartışılabilir, ama bir kararı var ki, tartışmasız dört dörtlük. Bu federasyonun Mutlu Çelik''i "sahalardan silmesinin" ne kadar isabetli olduğuna bizzat "sabık" hakemin kendi ağzından dört örnek: - Yönetici dövdüm.

- Şike teklif eden takımın yenilmesi için elimden geleni yaptım. - Diyarbakırspor maçı mutlaka bitmeliydi, onun için beşinci oyucuyu atmadım. - Sabri Çelik ile işbirliği yaptık; iki yıl boyunca MHK Başkanı Bülent Yavuz''un altını oyduk. ... Ya bu hakem maç yönetmeye devam etseydi? -----------------------

Football Is For All DÜNYA

Üç hafta önce "Beni maça götür baba" başlıklı bir yazı yazmıştım. Uzun değildi, tekrar ediyorum: "Ana görevi dünyada yaşayan bütün insanlara spor yaptırmak, futbol oynatmak, futbolu yaymak olan FIFA, işin makyajı ile uğraşacağına çok daha önemli bir konuya, dünyadan dışlanmış milletlere gözünü çevirmeli. Çeçenistan, Keşmir, Tibet, Kırım, Kıbrıs, hatta Libya... Buraların siyasi problemleri olabilir, ama sıradan insanların suçu ne? Niye bu konuda sağırsınız? Niye adım atmıyorsunuz?" ... Dün FIFA Magazin dergisi geldi.

Gerçek açılımı Federation Internationale de Football Association olan FIFA kısaltmasına yeni bir anlam yüklemişler ve "Football Is For All" yani "Herkes için futbol" diyerek Afganistan''dan Doğu Timor''a, Peru''dan Srilanka''ya, Liberya''dan Ruanda''ya futbolu geliştirmek ve modernleştirmek için kampanya başlatmışlar. ... Benden ilham aldılar diye kendimle gurur duyacak kadar narsist değilim tabii, olsa olsa aynı tarihlerde aynı konuyu düşünmüş olmaktan mutlu olurum. Biraz daha "sahipsiz ülkeleri" de gündemlerine almalarını dileyerek... --------------------

OKUDUM NOT ALDIM Yerde yatan merdivene çıkmak

"Bizim gazetelerde her gün yazı yazıp da, ''Türkomanyak'' olmamak mümkün değil... Yetersiz kalan memur maaşından, ülke düzeyindeki iki bini aşkın mahkeme eksiği bulunan adalet örgütüne; meclis kavgalarından, burnumuzu dahi uzatamadığımız Avrupa Birliği''ne, İstanbul''daki hava kirliliğinden, yargısız infazlara; durmadan gebe kalıp göbek şişiren enflasyondan, eksiye düşen büyüme hızına hemen her gün döndüre dolandıra yazıp durduğumuz şeyler Türkiye''nin durumu... ( ... ) Çağı yakalamayı isteyen kim? Bizim şoför dostlar çağdaş olmayı neden yeğlesinler mesela? Dilediği gibi sollamak, dilediği yerde durmak, dilediği yerde park etmek özgürlüğünü kullanırken... Ya köylüler? İşleri yok da, tarlalarda kadınları çalıştırmak, akıllarına esince sürü sepet gelip kent varoşlarını yağmalamak dururken, özenli bezenli üretim işletmecisi olacaklar. Türkler Ortaçağ sallapatiliğinden hoşnutturlar. On iki milyon aileden hiç birinin evinde -ortalama olarak- bir düzine kitap bile yoktur. Dünyaca ünlü karikatürist Topor, bir gün şöyle demişti: ''Merdiven yerde yatıyorsa, üstüne çıkıp istediğin kadar tırmandığını san, hiçbir yere erişemezsin.'' Türkiye''de mesleği çağ kalitesine uygun yüz bin kişi vardır. Altmış iki milyonda yüz bin kişi... Yaşam standardı olarak da on milyon insanımız Avusturya''nın standardına yakın. Yani efendim, biz henüz yüzde on altı oranında çağdaşlaşabilmiş gibiyiz... Geriye kalan yüzde seksen dört oranında da Ortaçağlıyız."

(Ortaçağ''dan Kurtulmayı Kaç Türk İstiyor ki?, Çetin Altan) -------------- ADALET Kaybedenler

"Spordan aldığım en büyük ders, nasıl galip gelineceği değil, nasıl iyi bir mağlup olunacağıdır" demişti bir Alman yüzücü...

Bakın, son aylarda üç çarpıcı örnek yaşadık, "kaybedenler" adına... Kemal Ulusu seçimde kaybetmeyi hazmedemedi; futbolun hukukunu değil, mahkemeyi seçti.

Şenol Güneş tazminatı bir kenara bırakıp, haklılığını ispat için Yargıtay''a gitti.

Ve Mutlu Çelik, "sirkatin söyledi." ---------------------------

ALTINI ÇİZİYORUM Aşk, uçsuz bucaksız bir çınar ormanında, düşen bir tek yaprağın sesini, iki kişinin de aynı anda duyabilmesidir. (Stella Hansiz) -----------------------------

TÜRK''ÜN BİRİ BİR GÜN...

Cep telefonu çalınan Hayrettin Ertaş, kendi numarasını aradığında karşısına çıkan hırsızdan şu sözü duydu: "Şimdiye kadar sen kullandın, bundan sonra da biz kullanalım." (Diyarbakır, Bismil) ------------------------------

VAYHAYVAN VAY! 26 Aralık 2004 tarihinde Güney Asya''da meydana gelen ve yaklaşık 240 bin kişinin ölümüne sebep olan deprem ve dev dalgalar öncesinde, bölgedeki National Park''ta bulunan bütün hayvanlar iç kısımlara kaçtı, bu kaçışta hikmet arayan bazı insanlar da kıyıdan uzaklaşıp ölümden döndüler.

SAHİBİ BELLİ SÖZLER "Maçı bizim kazanma şansımız yüzde elli bir..."

ÖNE ÇIKANLAR