Yeni yıldan itibaren doğalgazı zamlı kullanacağız. Ama bu kez en az iki defa yapılacak zammın gerekçesi maliyetlerdeki artış değil. Zamdan elde edilecek kazançla önce "al ya da öde" hükümlülüğü kapsamında "kullanmadığımız gaz için" 1.5 milyar lira Rusya''ya ve İran''a ödeme yapılacakmış. Daha sonra da 2008 yılı vergisi ödenecekmiş. Bu vergi faizleriyle birlikte 10 milyar lira tutuyormuş. Kamu kurumlarından alacaklar tahsil edilemediği için o dönemde ödeme gerçekleştirilememiş. BOTAŞ''ın bu yılki tahmini kârı 5 milyar lira olacak. Bu paranın 1.5 milyar lirası ''Al ya da öde''ye gidecek. Geriye kalan 3.5 milyar lira... Verilen açık ise vergiyi göz önüne aldığınızda 6.5 milyar lira. İşte hesap böyle. Herkes hesabını buna göre yapsın. Haa son anda aklıma geldi; BOTAŞ''ın Irak''tan faizi hariç 1 milyar 115 milyon lira alacağı varmış. Irak savaş şartlarını gerekçe göstererek borcun üstüne yatmış. Bu da başka bir yılbaşı sürprizi!..
Düşman kardeşliği Sovyet tehdidine karşı kurulan NATO, geçenlerde tarihinin en şaşırtıcı adımını atmış. Rusya''yı ziyaret eden NATO Genel Sekreteri Rasmussen, Devlet Başkanı Medvedev''den Afganistan''daki barış gücü askerlerine lojistik destek verilmesi için yardım istemiş. Bu talebi insanî açıdan normal karşılayabilirsiniz ama ortadaki bazı acı gerçekleri de yok sayamayız. Bir zamanlar iki kutuplu hale gelen dünya yüzünden milyarlarca insan eziyet-sefalet çekmedi mi? Bu iki kutuplu dünyanın faturasını en fazla ödeyen ülkeler arasında Türkiye ilk sırada yer almadı mı? 12 Eylül öncesinde sağcı-solcu diye on binlerce insanımız boşuna hayatını kaybetmedi mi? Nice aydınlarımız, sanatçılarımız, yazarlarımız zindanlarda çürümedi mi? Peki bunların hesabını kim verecek?!.
Herkes kendi yoluna Ermenistan İlik Bankası yetkilileri, "Türkler ile Ermeniler yeryüzünde birbirine genetik olarak en yakın etnik topluluklar, ayrıca Kürtler de aynı genetik kümede" diye açıklama yapmış. Ben bu açıklamaya hiç mi hiç katılmıyorum kardeşim... O zaman sormak lazım; Size "Sadık milletim" diyen Osmanlı''ya ve Milli mücadele yıllarında Türkiye''ye karşı yaptıklarınıza ne diyeceğiz? Ermeni terör örgütü ASALA diplomatlarımızı niye şehit etti? Sözde soykırım iddiaları ne demek! Bu ne biçim kardeşlik, bu ne biçim etnik birliktelik? Biz genden değil candan yakınlık istiyoruz. Sizin genetik yakınlığınızı sevsinler! Yarın bir gün, diğer komşularımız da biz de aynı etnik kökenden geliyoruz" diye ortaya çıkarlarsa hiç şaşmam; Çünkü Türkiye''ye yanaşmak prim yapıyor.
Hayal bile hayal oldu! Uzmanlar beynimizin genç kalması için bir dizi öneriler sıralıyor: Beyne kan pompalayan damarları açık tutun, aklınızı kullananın, akıl sağlığınızı koruyacak besinler alın, strese karşı OMEGA-3 tüketin, doğal beslenin ve hayal kurun... Bunların hepsi güzel yerine getirilebilir öneriler. Ama benim, ''Hayal kurun'' faslına itirazım var. Aç karnımızı zar zor doyururken, çoluk çocuğumuzu kıt kanaat okuturken, her şeyden önemlisi memlekette bir kaos "ortamı" hüküm sürerken ''Nasıl hayal kuracağız...'' Biri çıksın da söylesin!

