Beşiktaş-Antalya eşleşmesinin bir sonraki tura yükselen takımı Antalya''da ortaya çıkmıştı zaten. Beşiktaş rakibini deplasmanda İnönü''de altından kalkamayacağı bir skorla devirip gelmişti.
Ehh Antalyaspor''un ligdeki konumunu da göz önünde tutarsak, bu maç "oynansa da olur, oynanmasa da olur" cinsinden oluverdi. Ama Beşiktaş''ın büyük para vererek kadrosuna kattığı Alman Fabian Ernst''in yine yeni Erkan Zengin''le birlikte ilk 11''e girişleri maçın bu merkezde değerlendirilmesi gerekliliğini ortaya çıkarıverdi. Denizli Hoca 2-3-2-3 çeşitlemesiyle, orta saha savunma ve hücum görevlerinin adamları olan Uğur, Ernst ve Erkan ekibine bakmamızı istiyordu sanki. Ernst ayağının tozuyla Alman liginden gelmişliğinin rahatlığıyla ama takım arkadaşlarının ismini bile bilmeden rahat oynadı. Çabuk top kullanmaya gayret etti. Basılması gereken yerlerde de hiç tereddüt etmedi. Günümüz futbolunun net bir emekçisi olarak Beşiktaş formasının içinden pek çıkmayacağını daha bu sözümona maçta gösterdi. Erkan''a gelince, o da alabildiğine rahat Alman transfer eşinden daha risk alıcı bir düşünce içinde olduğunu gösterdi. Beşiktaş''ın Holosko-Bobo-Serdar Özkan ön üçlüsü ise arkalarındaki kenarlarıyla beraber beşlenen bloktan sanki "korkmayın nasıl olsa burda biz varız" garanti senedi sayesinde istediği gibi attı-tuttu, aldı-verdi. Antalyaspor''a gelince belli ki, Şifo''yu 15 yılını verdiği Beşiktaş tutuyor. Hani deniz tutması gibi... Ama bu Antalyaspor''da bir oyuncu benim gözüme takılıp takılıp duruyor. Bunun da altını çizeyim. Bu oyuncu Ahmet Kuru. İyi ölçülüp biçilirse, bu kumaştan iyi duracak bir elbise çıkabilir. Şöyle toparlarsak, dünkü oyun tarafların bir lig idmanı halinde geçti diyebiliriz. Fazlası Beşiktaş''ın iki yeni oyuncusunda yoğunlaştı.

