Kaydet
a- | +A

Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair seminerler veriyor, danışmanlık yapıyor. Blair geçen yıl bu tür işlerden, 2 milyon dolar para kazandı. ABD eski başkanı Bill Clinton da Blair''in izinden gidiyor. Rusya Devlet Başkanı Medvedev''in helikopterden çektiği siyah beyaz bir fotoğraf geçenlerde açık arttırmada 2.5 milyon liraya alıcı buldu. Gelelim bizim eski liderlerimize; Yıldırım Akbulut, Tansu Çiller gibi bazı isimler kabuğuna çekildi. Mesut Yılmaz milletvekilliğine razı. Süleyman Demirel en büyük makama oturduğu halde hâlâ günlük siyasetin içinde. Ahmet Necdet Sezer Gölbaşı sakini oldu. Kenan Evren Paşa İzmir''de sade bir hayat yaşıyor. Erbakan Hoca, siyaset için debelenip duruyor... Kısacası dünya çapında tecrübelerini pazarlayan bir liderimiz yok. Ne yapalım; zararları olmasın da buna da şükür!..

İşte Halep, işte arşın... Muhalefet erken genel seçim olsun diyor. Başbakan Erdoğan da CHP ve MHP''nin bu teklifini "Seçimler zamanında yapılacak. Böyle bir teklifte bulunmak hainliktir" diyerek reddediyor. Ben, Başbakan''ın yerinde olsaydım "Erken seçime en kısa zamanda gideceğim" diye açıklama yapar sonra da olacakları bir kenardan gülerek seyrederdim. Önce bu karardan dolayı sevinç şokuna giren muhalefet kısa bir süre sonra işin ciddiyetini kavrar ve isyan bayraklarını yeniden açardı. Sonra "Bu seçim baskın bir seçimdir. Hazırlıksız yakalandık" diye feryadı figanın bini bir para olurdu... Bu nereden çıktı demeyin, biz benzeri olayları daha önce yaşadık. Rahmetli Özal, 1987 yılında yarım puanlık bir farkla siyasi yasakların kalktığı referandumun akşamında "Erken seçim" kararını açıklayınca muhalefet kıyameti koparmıştı. Çok fazla geçmişe de gitmeye gerek yok. Açın arşivleri bakın, 2005 yılında bile Erdoğan baskın seçime gidecek diye muhalefetin ödü kopmuştu.

Keşke şakacıktan da olsa Erdoğan bu yola başvursa ve muhalefetin eteğinin nasıl tutuştuğunu dünya âlem bir görse!..

Sol ne yana düşer usta! Sosyal demokratların hâli içler acısı. Bütünleştikçe parçalanıyorlar, parçalandıkça bütünleşiyorlar! Ağızlarını açtıkları zaman, dünya barışının tesisi bunların elinde, ekonomiyi düze çıkarmak ve halkı refaha kavuşturmak bunların elinde. Kötü gidişata dur demek bunların elinde. Velhasıl her şey; Türkiye''nin geleceği bunların elinde ama ne hikmetse halkımız bir türlü icazet vermiyor. Sosyal demokratların şimdiki son umudu da Türkiye Değişim Hareketi oldu. Ancak Mustafa Sarıgül, İzmir''deki mitinginde "Bismillah diyerek yürüyeceğiz. Çare ben değilim. Çare önce Allah sonra sizsiniz. İlkbahara kadar hareket sonra bereket" diyerek, sosyal demokratlara ilk günden golü attı ve hepsini ters köşeye yatırdı. Keşke Sarıgül, bu temennisini "Allah sosyal demokratlarımızı ıslah etsin. Değişen dünya düzenine ve yeniliklere ayak uydurmalarını sağlasın. Statükoculuktan kurtarsın. Amin!.." diye sürdürse ne güzel olurdu değil mi? Anlayacağınız sosyal demokrat cephede durum pür-melal...

ÖNE ÇIKANLAR