Kaydet
a- | +A

Önceki gün "Kemal Abi''nin Haftalığı" bölümünde Fatih Terim Hoca''nın İsviçre maçından sonra oyuncularına eylem emri verip vermediği konusuyla ilgili bir bölüm vardı.

Vatan Gazetesi''nin Spor Müdürü İbrahim Seten, böyle bir kasetin Star TV''nin elinde olduğunu ve bütün detaylarıyla Telegol''de yayınlanacağını yazmıştı. Pazar akşamı boşuna bekledik. Ne kaset vardı ortada, ne de Terim''le ilgili bir başka görüntü. Ancak Telegol''de kasetin var olduğu bir kere daha vurgulanırken, Türk futbolunun çıkarı nedeniyle yayınlanmaktan vazgeçildiği açıklanıyordu. Bu ne biçim işti? Koca Başbakan''ın mahremiyetinden bir kadın iç çamaşırı çıkarıp teşhir eden ülke için bir teknik direktörün kaseti neydi ki!

Tabii ki, haberi ilk duyuran Seten''den, haberin gerçekleşememesi üzerine bir yazı ya da yeni bir haber beklemek hakkımızdı. O, olmayınca da çarşamba günkü köşemize bir eleştiri yazısı koyduk. Seten aradı, böyle bir kasetin var olduğunu, Star''ın en yüksek makamından garanti verildiğini belirtti. Ben de kendisine ne olursa olsun haberi duyurmuş ama haber gerçekleşmemiş olduğundan bir gazeteci olarak yazı yazmak görevinin olduğunu hatırlattım. Seten, dün bu yazıyı yazdı. Ve de Star''ın bugünlere gelmesinde kontağını açtığım sevgili Serhat''a şu soruyu sormuş, "Sen gazeteci misin, yoksa milliyetçi mi?" Şimdi burada Vatan''ın Spor Müdürü Seten 3 günlük rötarla da olsa gazetecilik görevini yaptı. Kim bilir, belki bizim yazımızın etkisi de olmuştur. Şimdi sıra, ellerinde böyle bir kasetin var olduğunu kamuoyuna duyurup, saklayanların gazetecilik görevini yerine getirmelerindedir. Şayet, - ki ben hala inanmıyorum - Fatih Terim Hoca, İsviçre Milli Takımı oyuncularının hesabının görülmesi konusunda futbolcularına emir verdiyse diplomasını derhal aldığı yere teslim etmelidir. İnanmadığım gibi bir gerçek bu kasetlerde yoksa, o zaman da iftira atanların bu mesleği bırakması namus borcu olmalıdır.

Bir başka duyumum da şöyle; Star''ın en yüksek yerinde oturan bir kulüp amigosu zât-ı muhterem, kasetin kasada kilitli olduğunu ve ülke çıkarları düşünülerek yayınlanmadığını söylüyormuş. Ben onu bunu bilmem. Dünya, kendi askerlerinin Irak''ta yaptığı işkence kasetlerini yayınlayacak, benim Türkiye''deki 500 teknik direktörden biri olan bir futbol adamım, futbolcularına rakip takımın oyuncularını herkesin gözü önünde "Yere serin" diyecek, bunu saklayacağım. Tabii bir başka şüphem daha var. Acaba bu bir kulübün amigosu olan zât-ı muhterem, bu kaseti yayınlar da - şayet gerçekse - karşılığında da birileri çıkıp tuttuğu kulübün kasasında "Koridorlara ait önemli belgeler var" derse... İşte bakın mesele nerede düğümleniyor? Fanatizm, taa Milli Takım''ın içine kadar bulaşmış.

Tekrar ediyorum, onu bunu bilmem. Böyle bir kaset olumlu veya olumsuz sonuçları ne olursa olsun mutlaka ama mutlaka kamuoyunun önünde sergilenmelidir. Tabii bu kaseti elinde bulunduranlar hakikaten gazeteci ise...

ÖNE ÇIKANLAR