Kaydet
a- | +A

F.Bahçe ile CSKA arasında ev sahibi için Şampiyonlar Ligi''nde ikinci tura vize önemi taşıyan oyun çoluk çocuğa kalmış rakibi adına da "Ne kadar dayanabilirsem" oyunu idi. CSKA kendi yarı sahasını fazla oyuncuyla kapatıp alabildiğine daraltmaya çalışırken F.Bahçe o bölgeye özellikle R.Carlos''un baldırı çektikten sonra az adamla gidip final darbelerini yapmakta hem gecikti hem de eksik kaldı. Buna karşılılık CSKA kestiği veya F.Bahçe''nin hediye ettiği topları dikine ve çabuk çıkarmaya çalıştı ama bu defa da F.Bahçe kendi sahasında rakibe oranla en az 3 oyuncuyla fazlalık sergilediğinden pozisyon bulamadı. Savunmada üçlü gibi artık çağ dışı kalmış bir oyun düzeniyle oynamaya çalışan CSKA''nın doğal olarak kanatlarda ciddi zaafiyet göstermesi gerekirdi. Ama F.Bahçe''nin yukarıda söylediğim eksik oyunu sebebiyle sadece Uğur''un attığı golde çağ dışı sisteme ceza kesilebildi. Onun dışında bu defa Deivid, Gökhan''ın önünü fazlasıyla tıkadı. Şu dikkatten kaçmıştı. Yukarıda değindiğim gibi 3 - 4 - 2 -1 oynayan takıma karşı bugüne kadar olanın tam tersinde çizgiyi boşaltmak gerekirdi. Ama bir kere "Gökhan önü Deivid''le beslenmeli" diye yazıldı söylendi ya; bugünkü değişimi görebilmek için deneyim lazımdı deneyim... Yine de rakibiyle kıyaslanmayacak derecede arasında güç farkı lehine olan F.Bahçe Alex''in basketteki 3''lük misali golü ve de Semih''le beraber tezgahlayıp Uğur''a attırdığı golle Edu''nun daha doğrusu o pozisyonda ofsaytı bozan Carlos''un cezaları affa uğradı.

İkinci yarıda iyice rahatlamış bir F.Bahçe ve onun gruplardan çıkma vizesini Hollanda''daki golle tamamlayan İnter ve de iyiden iyiye çoluk çocuğa karışmış bir CSKA vardı.

F.Bahçe bu yarıda alabildiğine garantiye oynamaya özen gösterip aynı zamanda iyi de bir fizik güç mücadelesi sergiledi. Savunmada hemen hemen hiç pozisyon vermeyen F.Bahçe, rakibinin kalesinde de direklerde patlayan şut da buldu. Direkleri sıyıran şık vuruşlar da... F.Bahçe''ye yeni kura torbasında tıpkı en başta işaretlediğim gibi Porto dileğinde bulunuyorum. Çünkü gruplar belirlenirken de oynadığı 3 takımı da yanında bulmasını dilemiş hatta bulacağını da falcılık misali işaretlemiştik. Yazımızı noktalarken, Semih''in oyundan alınışına yine bir anlam veremediğimi net biçimde vurgulayayım. "Sen olsan ne yapardın" derseniz, kırmızı kartı sebebiyle Ankara''da oynayamayacak Deivid''i kenara alırdım.

BENİM YILDIZIM Maçın tamamında tek bir hatalı hareket yapmadan, tek bir top kaptırmadan en az da 3-4 tane tehlikeli kontratağı santra civarlarında tipik basketbol faulleriyle kesen sanıyorum üç ciğerli olan Aurelio''dur.

ÖNE ÇIKANLAR