Yazımın başlığında yatan sorunun cevabı; net ve kesin bir şekilde televizyonu ve gazetesiyle Türk spor basınıdır.
Bu satırların yazarı; bu kura çekildiğinden, dün akşam başlama düdüğü çalana kadar herkesin öğrenmesi gereken aşağıdaki gerçeğin arkasında dimdik durdu.
O da şuydu.
R.Zaragoza, Real Madridli, Barcelonalı, Valencialı, Deportivolu, A.Madridli İspanya Ligi''nin şu anda 12''incisi, geçen sezon ise Kral Kupası''nın sahibiydi.
Bizim F.Bahçemiz ise büyük rakiplerinin dışında futbolda sınıfı bile belli olmayan takımların ligindendi. Ama gerek televizyonlarda, gerekse gazetelerde tiraj ve reyting uğruna F.Bahçe''ye yağdanlık olanlar, yağcılıkta yarışanlar, hatta Zaragoza''nın son lig maçını ekrandan yayınlayanlar Saracoğlu Stadı''ndan bu gerçek futbol takımının fark yiyeceğini iddia etme cehaletini bile gösterdiler.
İşte F.Bahçe takımını dün akşam, futbolsuz bırakan bu dolmuşta herşeyiyle yer almasıdır.
Yazık!
Türkiye''de futbolu gerek gazete sütunlarında, gerekse ekranlarda sözüm ona yorumlayanlar artık bu yağcılığı, bu yalakalığı bırakmalıdırlar ki; gerçekle yüz yüze kalıp transferini, oyun taktiğini, oyun stratejisini doğru biçimde oluşturacak hoca ve takımlara sahip olalım.
Öteden beri yazıyorum, söylüyorum.
Orta sahada top kullanma, top yapma, top çalma gibi modern futbolun gereklerini yerine getiremeyen hiçbir takım 4 tane Anelka''yı üst üste de koysa kendi seviyesinde ya da kendi seviyesine yakın hiçbir takımı yenemez. Keşke F.Bahçe, dün tek uç adamıyla oynayıp, en azından topun çok uzun süreler rakibinde kalmasını önleyebilseydi. Ama takımının üfürükten ligde aldığı sonuçları daha doğrusu futbolunu eleştirenlere "Bizi kıskanıyorlar" diye komik bir yorum getiren teknik direktörden doğruyu yapmayı beklemek de zaten hayalcilik olurdu. Hele hele aynı teknik direktör elinde alternatifi olmayan yegane oyuncusunu bir formalite maçında feda etmişse, ne Anelka''yı istemeye hakkı vardır, ne de konuşmaya...
Şu F.Bahçe yönetimi, takıma pahalı bir süs alacağına örneğin aynı paraya Yıldıray''la, Emre''yi alıp taraftarını futbol oynayan Avrupalı karşısında futbol oynayabilen bir formata oturtabilseydi.

