F.Bahçe''nin Schalke karşısında bir beraberlik bir de yenilgi alışı nedense spor kamuoyunda şaşkınlıkla karşılandı. Ama bu işe meraklılar, hatta fanatik F.Bahçeliler, Daum faktörünü gözardı etmişlerdi. Peki aslında bu kayıpların yüzde yüz tek sorumlusu Daum muydu? Bence bu ve benzeri kayıpların baş sorumluları, gerek gazetelerde gerek televizyonlarda sarı-lacivert forma içinde yorumlayanlardır. Ama son yıllarda yönetim yapısından kaynaklanan yeni ve tuhaf oluşum, takımı yenilgiye götüren, yakan görüşlerin sahiplerini, cici çocukla; gerçek F.Bahçeliler olarak göstermektedir.
Yukarıdaki yorumun merkezinde taraftarlarının "en iyi yazar" seçtikleri eski gol krallarından Selçuk Yula bulunmaktadır. Aynı Yula, bu defaki Schalke maçı yorumunda yenilginin bir numaralı sorumlusu olarak sanki Daum''un sesi gibi, yabancı kontenjanını sınırlayan futbol federasyonunu göstermiştir ve de tabi yabancı sayısının bu kadarının bile fazla olduğunu haklı olarak savunanları da Federasyon''un yanına koymuştur. Şimdi hangi yorumların doğru veya yanlış olduğunu, hangi yorumcuların F.Bahçe''nin yenilgisinde pay sahibi olup olmadıklarını aşağıdaki sorularla siz kamuoyunun ağırlıklı biçimde de F.Bahçelilerin görüşüne sunacağım.
1-Selçuk Yula''nın da forma giyip bir de gol attığı Fransa''daki Bordo galibiyetinde F.Bahçe forması içinde kaç yabancı oyuncu vardı? O Bordo takımı ki, hem kaliteli yabancıları hem de Avrupa Futbol Şampiyonası''nı kazanmış Fransa Milli Takımı''nın en iyi oyuncularını barındırıyordu. 2- F.Bahçe''nin geçmiş zamandaki Şenol''lu, Birol''lu kadrosu eski Avrupa Kupa Galipleri''nde yarı finalin kapısından döndüğünde kaç yabancı oynatıyordu? Yine eskilerin büyük Manchester City zaferinde F.Bahçe''nin kadrosunda kaç yabancı, bu mutlulukta pay sahibi olmuştu? 3-Hadi onlar eski maçlardı, diyelim, peki daha dün Sparta Prag''ı iki maçta da yenen Manchester United''i, öyle veya böyle, bir kadrosunu deviren ve de PSV''yi 3-0''la yolcu eden F.Bahçe takımlarının içinde kaç yabancı vardı?
4-Türk futbolunun nazar boncuğu olarak duran G.Saray''ın, hiç yenilmeden kazandığı UEFA Kupası''nın kulplarına, acaba kaç yabancının eli değmiştir? Evet, F.Bahçe''nin Avrupa Kupaları''nda başarısız sonuçlar alışının Daum''un ağlama duvarı haline getirdiği yabancı kontenjanınla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Çünkü Avrupa Kupaları''nda içinde yabancısı çok olmayan çok takımların nice başarıları durmaktadır. Ama takımınızın teknik direktörü rakip sahada bir beraberliğin bile şansını sürdüreceği maça, ev sahibine mutlak galibiyet şartken ve o ev sahibi, tek santrforlu oynarken sizi çift santrfor oynatıyorsa birkaç yabancı daha soksanız ne olur ki? Aynı teknik direktörünüz Kadıköy''deki maçta da ikinci yarı oyun 1-0 sürerken ezilmeye başlayan takımını fark edip ki, o durumda artık Alex ile Nobre''ye iş kalmamıştı, Tuncay''ı oyuna sokup takımının derinliğine süratini artırmayı neden düşünmemiştir? Haaa, bu önemli değişiklik ancak 2-1 geri düşüldükten sonra yine bir oyuncuya, "Gel beni kurtar" desteğine sığınmıştır. Aynı hoca, kanatları yıkılmaya başlayan takımındaki hastalığı, arka kenar oyuncuların yerlerini değiştirerek çok komik bir tedavi yoluna gitmiştir. Oysa aynı hocanın Nobre''yi oyundan alarak Ümit ile Serkan''ın önünü Yozgatlı-Tuncay desteğiyle örtmesi gerekirdi. Şimdi bu "yağdanlık olayım" derken F.Bahçe''ye zararı dokunan yorumculara bir soru daha sormak istiyorum; Ümit Milli Takımı''nın neredeyse yarısını transfer ederek geleceğin takımı sloganıyla karşımıza çıkan yöneticiler ve teknik direktör, bugün daha fazla yabancı transferine izin verilmesini isterlerken acaba tam bir çifte standart gösterisinde bulunmuyorlar mıdır? Oysa, Alex''in yerine onun fiyatının yarısına bile mal olmamış bir Lincoln''ü bir Bordon''u transfer edebilme ustalığı ya da akıllılığı gösterilebilseydi, içinde Serkan, Selçuk, Tuncay ve hadi onu da yerli sayalım, Önder gibi oyuncuların bulunduğu kadro, devamlı ağlayan değil yanlışlarına rağmen teknik direktörlerini güldürmez miydi? Az kalsın unutuyordum. Fatih Terim hocanın milli takım ön liberosu göreviyle hayata döndürdüğü ve son 4 milli maçın en iyi oyuncusu Selçuk''un, orta sahanın sağından hücuma yollanışı ve zaman zaman da arka dörtlünün sağ kenarına hapsedilişi, bu yabancı ağlamalarıyla öne çıkanlara nasıl bir futbol dersi teşkil etmektedir?
Şimdi siz, evinin önünü temizleyemeyenler, evinin içindeki yanlış yerleşim, yanlış kullanım arızalarını göremeyip kurtuluşu yabancı kontenjanında arayanlar!.. Yukarıdaki soruların cevaplarını bırakın açık açık cevaplayıp mahçup olmayı; kapıları kapatıp bulursanız F.Bahçe''yi de yangına götürmekten kurtarırsınız.

