Kaydet
a- | +A

F.Bahçe ile Beşiktaş''ı kupanın ayrı final rövanş maçında, özellikle altını çizmek gerekir, ilk yarıda bu kadar yüksek tempoyla ve hiç durmadan oynadıkları için kutlamak lâzım. Yani ne Beşiktaş 1-0''ın üstüne yatma adına oyunun vitesini düşürmeye kalkıştı, ne de F.Bahçe 1 gol daha yiyip altından kalkılamayacak bir işi becermenin tehlikelerini göz önünde bulundurarak kontrollü oynamayı yeğledi. Beşiktaş, F.Bahçe''nin topluca hücuma çıktığı organizasyonlarda ilk 2 dakika hariç Burak''a derin saha oluşturup etkili hücum yapabilme çaresine başvurmayarak hata etti. Daha çok Delgado ve Ricardinho''nun yanlarına zaman zaman Serdar''ı alıp Nobre''yi de kendilerine çekerek yaptıkları F.Bahçe savunması önü pas alışverişleri daha sonra içeri kaçan oyuncu olmadığı için pozisyon getirmedi desek doğru söylemiş oluruz, Delgado''nun son vuruşu yapamadığı hariç. Buna karşılık F.Bahçe Tuncay''ın tarafından bindirmeye kalkıştığı pozisyonlarda Aurelio buraya yanaştığında tehlikeli olur havası verdi, ama Alex bunların tamamında pozisyonlara katkıda bulunan isim değildi. Kezman, Toraman''la Gökhan''dan kaçarak bir şeyler yapmaya çalıştığı anlarda ise Tümer ortaya gelmekte gecikti, arkadan da boşluklara koşanlar olmadı. Ama F.Bahçe bu oyunun ilk bölümünde durmadan oynayan, eskiden olduğu gibi bekleyerek top almak yerine koşarak aramak doğrusuyla dikkatleri çekti diyebiliriz. F.Bahçe taraftarının müthiş uğultusu altında hakem Selçuk Dereli''ye ilk yarı için 10 üzerinden 9''u rahatlıkla verebiliriz. Soyunma odasına 0-0''la gidilirken biz de yazımızın bu bölümünü, ikinci 45''te de aynı futbol şıklıklarını beklemek umuduyla noktalıyorduk. İkinci yarıya F.Bahçe tek bir oyuncusu yerinde durmadan yani sürekli hareket halinde bulunarak çok etkili hücumlar yapmaya başladı. Bu futbol düşüncesi Beşiktaş''ın kendi sahasına kalabalık yerleşerek alanı daraltma planını yerle bir etti. Öylesine ki; Kezman bile Deniz''le Aurelio''nun çıkamadığı yerlere gelip top aldı. Bu hareketlilik F.Bahçe''ye pozisyonlar getirirken, Tümer bu oyunun ürünü olmayan ama muhteşem bir teknik gösteri sonucu ilk maçın skoruna denge getirdi. Beşiktaş golden sonra topu tutabilmenin yani artık hücumlar geliştirerek değil, en azından geniş alanlar bırakmayıp bu kadarına razı bir oyun düzenine döndü. Aslında bu Beşiktaş''ın oynaması gereken oyunun da ta kendisiydi. Tigana çok tuhaf sanki "eşyanın tabiatına aykırı" denebilecek değişiklere de gitmeye başladı panikleyince... Ben şimdi Tigana''ya sormak isterim: Burak''ı 60.dakikada oyundan alıp, Bobo''yu oyuna sokuyorsun. Ve sonra Delgado''yu çıkarıp, Burak''ın bölgesine Mehmet Sedef''i sürüyorsun.

Ümit''in soldan bindirişlerine Bobo değişikliğiyle çanak tutan Tigana, bu defa Mehmet''i oraya sürerek, Beşiktaş''ı katletme sayısını ikiye katlıyordu. Beşiktaş bu yanlış değişiklikler ve ikinci yarının hemen başında sahayı enine boyuna derin kullanmaya kalkışınca, F.Bahçe''nin rüzgârı altında sallanıyordu. F.Bahçe''de Tümer oyunun yönetmeni olarak sahneye çıkınca, Alex''te de Beşiktaş savunmasının önünde veya içinde yapılacak yanlışlıklara ceza kesme beklentisi kalıyordu. Deniz ve Aurelio''nun sürekli top kapışı Beşiktaş''ın baskı altında soluklanmasını önleyen baş faktör oldu. Tuncay yine bir kaç kişilik oynayarak Beşiktaş''ın sol kanadını nefes alamaz duruma getirdi. İşte Beşiktaş''ın bu çapının üzerinde işler düşünme ve hocasının kenardan yaptığı yanlış değişiklikler ve de F.Bahçe''nin yüksek tempolu bütün oyuncularının durmadan oyunu gözleyişleri futbol farkını F.Bahçe''ye getirdi. Ancak, yüksek tempoya alışık olmayan F.Bahçe uzatmada mecburi olarak vitesini düşürünce, Beşiktaş top tutmaya yani oyunu kontrol etmeye başladı. Cilvesi çok olan bu branşta bazen "iyi oynayınca kazanmak da zor oluyor" kanunu bir anda Nobre''nin golüyle sahneye çıkıverdi. Tigana''yı yaptığı değişikliklerle eleştirmiştik ama, acaba Zico hiç oynatmadığı Olcan''ı böyle bir oyunca niye sahaya sürdü? O da bir merak konusu olmalıdır.

ÖNE ÇIKANLAR