F.Bahçe''nin Avrupa''da geçen yıl en iyi takım seçilen Sevilla karşısında ben turu atlayıp atlayamayacağından çok futbol notunun ne olacağını merak ediyordum. Elense dahi F.Bahçe rakibinin yukarıdaki özelliği sebebiyle herşeyden önce bir takım ya da futbol testinden geçecekti.
Hele bir de eleyebilseydi kaymaklı ekmak kadayıfı. Ama tekrar altını çiziyorum. Benim için test daha öncelikli duruyordu. Jimenez''in kurduğu tuhaf geri 4''lü ortası ile Capel''in yedek kulübesine hapsedilişi maç başlamadan F.Bahçe adına bir avantaj olarak açık ve net biçimde ortadaydı. Çünkü bu savunma göbeği devşirme idi ve de özellikle yerine çok boşaltan kaptan Alves''in bölgesinden gelecek yan toplara sağır kalabilirdi.
Çabuk atağa çıkışta topla 100 metre rekorlarını tehdit eden Capel''in olmayışı da F.Bahçe''nin sık sık arıza gösterdiği Gökhan - Deivid oluşumu için tehdit olmaktan çıkıyordu. İşte düdükle beraber F.Bahçe rakibinin bütün bu yanlışlarına çok koşarak genelde ayağa pas yaparak yardımlaşarak ve arkadaki Selçuk güvencesiyle ceza kesebileceğini sergilemeye başladı.
Dragutinoviç göbekte kenardaki maharetlerinden çok uzak. Her topa yeşil ışık yakarken, Kezman''ı da maçın adamı olmaya sanki bir vatandaşlık kıyağı gibi çekip durdu. Daniel AlvesKadıköy''de rakipteki Brezilyalılara hava atmak uğruna çok defa takımını yakabilecek toplar teslim eti.
F.Bahçe, Sevilla''nın en önemli hücum silahı olan kenar gelişlerine hep bir fazla adamla perde yaparak kendi savunmasının arkasına sarkılmasını bir tek kere hariç bütün teşebbüslerde önledi. Ama önleyemediği tek teşebbüste de kendi kalesine gol attı. Birinci devrenin faturası özellikle hücuma çıkışları iyi bloke edilen Sevilla aleyhine ağır olabilirdi. Rakipte bu devre Poulsen nerede ise tek başına ayakta kalırken, F.Bahçe''de Uğur''un Alves - Navas ikilisinin olduğu kıskaçtan çok önemli işler çıkartmış olması belki de en beklenmeyen F.Bahçe artısı idi. Kadrolar değişmemiş olarak sahaya gelmişlerdi ama Sevilla''da bir değişiklik vardı. O da F.Bahçe yarı alanında ayağa ve koşu yoluna paslarla organize ataklar gelişiyordu. İşte bu süreçte Volkan direndi. Sonra F.Bahçe "nasıl olsa gol attık, işi bitirdik" gevşekliğine bürünen Sevilla''ya karşı yeniden futbola dönüyordu. Ama ne var ki, ikinci golü de yan toptan bulmasına rağmen F.Bahçe çok zayıf ve pozisyon almasını bilmeyen Sevilla savunmasına ortadan saldırmada ısrarcı oluyordu.
Oyuna geç gelen Capel F.Bahçe''nin sağ tarafına esir oluyordu ama attığı kornerle beraberliği yani F.Bahçe''nin keyfini kaçıran adam rolüne de giriveriyordu. Ne var ki, Zico''nun Kezman''a tahammülü son bulup Semih oyuna girince Sevilla''nın savunma göbeği ortadan da sallanmaya başladı. İşte bu sallanış, Semih''in golüyle bir deprem halini alıp bana göre rövanşa hiç de küçümsenemeyecek bir galibiyeti taşıdı. Tamam; Sevilla tek farkla yenilip, 2 de gol attı ama bu oyun felsefesiyle İspanya''ya gidecek olan bir F.Bahçe pekâlâ bu avantajı koruyabilme şansını uzun süre yaşatabilir.
Buna paralel Jimenez bir teneke defans daha sunarsa, F.Bahçe İspanya''da da attığı kadar atabilir.
BENİM YILDIZIM F.Bahçe kalecisi Volkan ikinci yarının başlarında iki önemli pozisyona reflekslerini koyarak maçın formatının Sevilla lehine dönmesini engelledi.

