Öteden beri istatistiklerden hiç hazzetmemişimdir. Hele hele uluslarası ölçüsü 105 x 68 olan bir alanda spor müsabakası yapılıyor ise... Ancak ne var ki, dün akşamki Saracoğlu maçında pardon tiyatrosunda, ben bu yazıyı yazdırdığım 65. dakikaya kadar Hacettepe kalesine giden ya da ceza sahasına düşen hiçbir top, gol değeri kazanmadan geri dönmedi! Sanırım futbol tarihinin en ilgi çekici istatistiksel verisi dün akşam Kadıköy''de sahnelendi. F.Bahçe''nin Güiza''sız takımı müthiş bir patlama (!) yaparken, Samandra''daki çift kalelerde yaşamadığı kolaylıklarla geceyi geçirdi. O ne müthiş tempoydu
öyle (!)... Alex ceza sahasına her girişinde, hatta kafayla 11-12 metre civarından goller atarak öne çıktı. Emre müthiş bir efor gösterisiyle sahanın bir orasına bir burasına koşup, zaten giderek bozulan zemini perişan etti dersek, yeridir. Savunma, dalga dalga gelen (!) Hacettepe akınlarında gösterdiği müthiş organizasyon ve dirençle tribünleri kendine hayran bıraktı (!). Hatta dün geceki maçın öyle özellikleri vardı ki, yayıncı kuruluş bile Alex''in attığı 2 gole yetişemeyen eşine banttan yayın yaptı. Gerçekten dün akşamki maç Hacettepe kalecisi, Hacettepe''nin uzun stoperi başta olmak üzere tarihe geçecek eylemlerle doluydu. Hacettepe''nin teknik direktörü Erdoğan Arıca ne müthiş bir manevra yaptı ki (!), Serkan Atak''ı daha devre bitmeden oyuna alıp maça ağırlık getirmeye yeltendi. Şayet F.Bahçe dün akşamki maçı 20 gollük bir averaj gerekliliğiyle oynasaydı, inanın daha fazlasını da atabilirdi. Şimdi bu oyunun tekniğine daha fazla girip kendimizi yormayalım. Olan Güzia''ya olmuştur. Sezon içinde atamadıklarının hepsini atabileceği bir maçı kaçırmıştır. Keşke teknik olarak imkânı olsaydı da İspanyol futbolunda 20 sene üst düzey oynamış Aragones Dede de oyuna girip icraat gösterseydi! Asıl Volkan''ı eleştiriyorum. Bu maçta nasıl olur da gol atamaz. Bakalım, bu yazımızı Halil Özer ağabeyimiz beğenecek mi!

