Kaydet
a- | +A

Hakemler uyuyor mu? "Her hatayı yapabilirim, bir tek şey hariç; antrenörlük hayatımda hiç hakemler aleyhinde konuşmadım, bundan sonra da konuşmam. Bir başarısızlığı hakeme yüklersem, taraftardan bir farkım olmaz. Oysa ben sorumlu mevkideyim." Bu sözler Beşiktaş''ın İspanyol çalıştırıcısı Vicente Del Bosque''ye ait...

Bu hakemlerin derneği ne işe yarar hep merak etmişimdir. Büyük bir yardımlaşma ve dayanışma içinde birbirlerinin kuyusunu kazmaktan vakit bulsalar da, önlerine böylesine iyi bir örnek çıkmışken, tutup bu adama bir teşekkür plaketi vermeyi akıl etseler mesela!

Çok demokrat, kodu mu oturtur! Türkiye, dünyada olimpiyat kanunu olan tek ülke... Türkiye, dünyada MHK''sı seçimle gelmiş tek ülke... Biz böyleyiz işte... Eşşek yükü parayla dağ başına yaptığımız olimpiyat stadını çürümeye terk etmiş olsak da, futbolumuzu şike ve mafyanın kollarına bırakmış olsak da... Bizim kimsede olmayan olimpiyat kanunumuz, seçilmiş MHK''mız ve kendimize has demokrasimiz var!

Önce yazıyı okuyun! Shangai Üniversitesi''nde bir öğrenci, sevgilisine aşkını anlatma planı yapıyordu. Üniversite kampüsündeki odalarda kalan her öğrenciye çikolatalar vererek akşam saat tam 20.00''de kimilerinden ışıklarını açmalarını, kimilerinden de kapatmalarını istedi. Gerisini resimden izleyin... Fikir gerçekten orijinal! Yüzlerce öğrenci daha sonra kendilerinin habersizce yaptığı bu "sanat eserini" görmek için dışarı çıktı. (İnternetten)

Anneciğim İmdat! "Biz dahiler bu gözyaşı vadisinde daha kalabalık olmalıydık." *** "Erkek acı çekmek için dünyaya gelmiştir." *** "Bir şirketin müdürü demek, çağımızın büyük kurbanı demek." *** "Komünizmin sonu geldi, şimdi kadınların bol bol sıkılmaya hakkı olacak. Oysa demir perdenin gerisindeki kadıncağızların yaşamı ne kadar güzeldi. Tüm gün boyunca donmuş patatesler, kaskatı lahana, elli gram köpek sosisi, vokta, Lenin''in mezarı, Gulag''daki yaşlı babaya paket göndermek, komşuyu KGB''ye ihbar etmek için kuyrukta beklemek zorundaydılar. Ne kadar meşguldüler, bir dakikaları bile boşa gitmiyordu, varolma hakkı için heyecan verici ve sağlıklı mücadele içindeydiler. Oysa şimdi perestroikaları ve herkes gibi kapitalist demokrasileri var. Acımasız pazar ekonomisini yöneten korkunç rekabetin katı gerçeklerini tanıyacaklar. Divanın üzerinde, bulaşık makinesin tamir etmek için üç hafta önce gelmesi gereken tesisatçıyı bekleyecekler. Kilo saplantısına kapılıp, terazinin diktatörlüğü altında inim inim inleyecekler. Nafaka, tam düşlerindeki işi bulduğun gün karbüratörün tıkanması, yüzünü gerdirme, istiridyelerin yanında ikram edilecek şarap, çocuğun sınavı, Anonim Alkolikler Derneği toplantısına arabanla yetiştirmek zorunda kaldığın koca, tüm masraflar dahil Pasifik''te iki kişiye bedava tatil kazanmak için kupon biriktirme, dünyanın öteki ucundaki cüzzamlıyı dert edinme gibi sorunlarla karşı karşıya kalacaklar. Zavallılar." (Cavanna, Anneciğim İmdat!)

ALTINI ÇİZİYORUM Büyük acılar sessizdir. (John Boyle O''Reilly)

TÜRK''ÜN BİRİ BİR GÜN...

Bir işçi 2450 santigratlık fırından sigarasını yakmaya çalışırken yaşamını yitirdi. (Karabük Demir Çelik Fabrikaları)

VAY HAYVAN VAY!

Dişleri en kuvvetli canlı, sincaptır. Çünkü sert kabuklu şeyler yedikleri için buna ihtiyaçları var. Ve, dişleri düştüğünde yenisi çıkar.

SAHİBİ BELLİ SÖZLER "Türkiye kötüye gitmez, enseyi karartmayın."

ÖNE ÇIKANLAR