Manisa''yı karartan bulutlar, yağdırdıkları afetle günün değil, sezonun en kritik oyununun hemen başında bir haftalık plan ve programları karmakarışık ediyordu.
Hem düşünce, hem de düşünülen yerden adalelerle ayaklara yayılan hazırlıklar, neredeyse tam çöp sepetlik olmuştu. Bu şartlarda topu ayağından çabuk, yukarıdan uzağa ama ciddi bir ortalamayla görerek kullanan takım kazançlı çıkardı. Bunu da ilk yarıda V.Manisa sahneledi.
Sanıyorum ki, Giray Hoca da 1 puanın kümede kalmak anlamına geldiğini hatta garantisi olduğunu hesaplayarak takımını kendi saha maçı olsa da geride birikip kontra atağa çıkmak üzere kurgulamıştı. Havuza dönen sahada bu planın arkadaki bölümü çok iyi işlerdi de ama öne doğru suya takılmadan kontra atağı geliştirip noktalamak çok zordu. Plağı ters çevirdiğimizde Denizlispor''a da galibiyet, kümede kalma garantisi olduğundan daha çok topa sahip olup daha kalabalık ve daha sık atak yapmak Güvenç Hoca''nın planı olmalıydı. Öyle de gitti ilk yarı. Ama ne var ki gerek Tomas gerek Yusuf, sahayı karabulutlar gelmeden önceki gibi sandıklarından Denizlispor''un oyun kurgusu işlemedi diyebiliriz. Buna rağmen havuz zeminde V.Manisa''nın da kolay ve etkili kontra atak yapamayacağı düşünüldüğünden ya da görüldüğünden, riskli açılarak rakip kale düşünülmedi değil. 0-0''la soyunma odasına gidişin dönüşü, hava şartlarıyla birlikte yine günün merak konusu oluyordu.
*** İkinci yarı, hava ve saha şartlarından dolayı yorulmuş, biraz da diğer maçlardan gelen -bana göre sürpriz- sonuçlar her iki tarafın da fazla zengin düşünmesini engellerken maçı da çokça idare-i maslahata yaslamıştı. Giray Bulak, skoru tutmaya yönelik iki değişikliği zamanında yaparken Güvenç Hoca maça olan konsantrasyonları sebebiyle -ben bu yazıyı 86''da bağlarken- değişiklik yapmamıştı. Şimdi, bu paragrafı dikkatli okuyun.
Şayet; Manisa''daki afet, hızını arttırarak devam etseydi, Hakem Bülent Demirlek, geçen hafta Ali Sami Yen''de yapamadığı uygulamayı, ligin bu en kritik maçında yapmak zorunda kalabilirdi. Yani; oyun belki başlamadan ya da herhangi bir dakikasında tatil olmasından söz ediyorum. Kural kitapçığında bu gibi durumlarda, "Müsabaka başlamamışsa, başından itibaren, herhangi bir dakikada yarıda kaldıysa kaldığı yerden bir gün sonra devam ettirilir" der. İşte bu nedenle bence hem hakem hem de iki taraf Allah''ın yardımıyla kendilerini kurtardılar diyebiliriz.

