Milli Takım çok şişirilen ama çok kolay lokma olan Ermenistan''ı öyle veya böyle yuttuktan sonra Kadıköy''de bir zamanların iyi ama son yılların vasat ekiplerinden Belçika''yı buldu. Savunmadaki Hakan Balta eksikliğini büyük bir cesaretle Çağlar''la dolduran Terim Hoca, ilk maçın son bölümlerinden etkilenmiş olacak ki, Emre''nin önünü de Kazım, Tuncay ve Arda''dan oluşturdu. Kazım, Tuncay ve driplingle çıkmayı seven Emre arkada olunca Milli Takım, Avrupa Şampiyonası da dahil en önemli eksikliği olan pas yapamamayı yine alabildiğince sergiledi.
Rakibin topu özellikle sahanın enine oynayıp topu 10 numaralı tehlikeli oyuncularına uzatmayı planlamış olması uzun bir süre aleyhimize çalıştı. Tuncay''ın erken sakatlanışıyla Halil''in oyuna girişi de pas tezgahımızı zenginleştiremedi. Bir de savunmamıza hiç yakışmayan bir kafa golü yiyip ilk yarı sonunda soyunma odasına yenik gitmemiz, tepeden tırnağa soğuk terlerin dökülmesine sebep oldu. Milli Takım ikinci yarıya gelirken, Terim Hoca''nın Ermenistan maçında çok övülen palavradan B planının adamı Kazım içeride kalmıştı. Onun yerine Mehmet Topal''a hem top almada hem de topu öne taşımada iyi yardım getiren Mehmet Topuz oyunda vardı. Topuz ikinci yarının ilk 15-20 dakikasında doğru ve iyi işler yaptıktan sonra biraz da yenik oynayışımız yüzünden baskıyı yaptı ama kendi oyununu da karma karışık etti.
Sonra bir de baktık ki, Terim Hoca alnına silahı dayayıp intihara teşebbüs ediyor. Topal''ı oyundan alıp, geri dörtlünün önünü desteksiz bırakıyor, Mevlüt''ü de ilerideki kalabalığın içine atıyordu. Bu adı konması zor olan plan rakibe rahat kontratak şansı tanıyabilecek bir yanlıştı. Nitekim, bu değişiklikten sonraki ilk 3-4 dakika içinde kalemizde tehlikeler gördük ama Belçika takımı 10 üzerinden 5''in veya 6''nın üzerinde puan alacak bir nitelik taşımıyordu. Topuz''un Emre ile beraber gelip Arda''yı kullandıkları alış-verişlerde Belçika takımını kendi yarı alanına hapsettik ama iyi bir kaleci ve atletik yapılı savunmaya ancak bir mayın gibi rakip ceza sahasında patlayan bir gelişigüzel topun penaltısıyla beraberliği yakaladık. Şu bizim böyle önemli maçları İstanbul''un büyük statlarına alma kafası ne zaman değişecek bunu da ilave edeyim. Şöyle bir geçmişe bakarsak, grupta yarışacağımız daha kura çekiminde belli olan rakiplerle Bursa''da falan oynasak sanki daha iyi olur sanıyorum. Bu görüşümün sabaha kadar arkasında duracağım. Hele hele İsyanya maçı için...

