Kaydet
a- | +A

F.Bahçe, kimliğini ciddi şekilde kaybetmiş, büyük takım özelliklerinden arınmış, kalitesi ikinci sınıfa düşmüş Trabzonspor karşısında, ilk yarıdaki bir 10 dakikalık "Palermo gösterisiyle" şık bir gol atıp maçı cebine indirdi sandık. Ama ilk yarının sonuna kadar her iki tarafın da organizasyondan yoksun, gelişi güzel futboldan başka her şey için ter atışı, ikinci devre dönüşünde yeni bir şeyler olabileceğinin de sinyallerini taşımıyor değildi. Nitekim soyunma odasında bana göre sıkı şekilde dolduruşa getirilmiş olan Trabzon takımı, F.Bahçe''nin üzerine hiç kimsenin beklemediği şekilde kâbus gibi çöktü. Duran, koşamayan, isteksiz, gayretsiz takım, tıpkı F.Bahçe''nin karşısında bulduğu Palermo örneği, dakika dakika küçülen F.Bahçe''yi bulmuştu. İşte bu arada Zico''nun teknik direktörlükte mahareti var mıydı, yok muydu bu ortaya çıkacaktı. Çünkü Alex rolündeki Deivid''le ileri uçtaki manken oyuncu Kezman, F.Bahçe''yi 9 kişiye indirmişlerdi ki; Trabzon''un yukarıda tarif etmeye çalıştığım takımı bile iyi işler yapmaya başlamıştı. Alex rolündeki Deivid''in, Tümer''e veya Aurelio''ya yerini bırakması beklenirken, Ziya Hoca Ferhat''tan daha iyi top kullanan Musampa''yı oyuna alarak, Zico''dan hem öne geçecekti, hem de beraberliği yakalayacaktı. Zico, Aurelio''yu aklına getirdiğinde çıkardığı oyuncu yanlıştı ama, futbolda tam anlamıyla "Eğrisi doğrusuna denk gelmek" diye sıkça rastlanan bir vâkâ da yok değildi. İşte o Aurelio, Uğur Boral''ın kestiği topu şık bir kafayla hem Trabzon ağlarına bırakıyordu, hem Zico''nun paçasını kurtarıyor, hem de galiba ilk yarının liderliğini imzalıyordu. Aynı Zico, Deivid - Tümer değişikliğiyle takımı Trabzon''un baskısı altında kalırken, yapılması gerekenleri rötarla da olsa sahaya getiriyordu. Şunu tenkit yazımızın içine özel not kısmı olarak düşelim. Her takıma Appiah gibi müthiş bir oyuncu ve de Aurelio gibi bir olmazsa olmaz gereklidir.

Maçı F.Bahçe alırken, dost acı söyler misali, bu Trabzon''un lig tarihinde hiç yaşamadığı o kötü sıkıntılı günleri yaşayacağı sanki garanti gibi görünüyor. Tabii bu arada her F.Bahçe golünden sonra Zico''ya yabancı madde sallayan Trabzon seyircisi de böyle devam ederse, takımı kurtarıcı rolünü oynayamayacaktır.

Yazımızın son bölümünü de futbolla bitirelim. Palermo 2''yi ezerek yenen F.Bahçe, sakın ola ki bundan böyle aynı ucuzlukta rakipler bulup coşacağını sanmasın. Çünkü ileri ucu fizik mücadelesinden bu kadar yoksun, top tutup takımını bekleyemeyen oyunculardan kurulu olursa, zorlu takımlar karşısında ter döker.

Haaa az kalsın maçın, F.Bahçe İkinci Başkanı tarafından üzerine kuşkular yağdırılan hakemini unutuyorduk. Bülent Demirlek, Nihat Bey''in korktuğunu başına getirmedi ama, 47. dakikada Deniz''in Ufukhan''ı itişine penaltı çalmadı, 89''da da Uğur''un tabanını rakibin suratına yapıştırışını ikinci sarı kartla değerlendirmeyip, Nihat Bey''in istediğini yaptı. Tabii bu arada 72. dakikada Ufukhan''ın Uğur''a salladığı tekmenin karşılığı da kırmızı olmalıydı.

Yani, çağdışı bir demeçle, bir FIFA hakemi ne hale düşürüldü.

Vallahi tebrikler...

ÖNE ÇIKANLAR