Kaydet
a- | +A

Milli Takım, Arnavutluk''ta maçı kazanamadığı takdirde rakiplerinin muhtemel galibiyetleriyle baraj oynama şansını da kaybedecekti. Yani, stres yüklü böyle bir oyunda daha ilk dakikalarda riske girmek, futbolun 90 dakika olduğu gerçeğine sırt çevirmek sayılırdı. Bunu söylerken, iyi ki Milli Takım''ın başında dün akşam modern gladyatörler yoktu falan diyorum. Terim hoca, Selçuk ve Hüseyin''le ve onları geri dörtlünün önünde bloke ederek oynattığı ilk yarıda yenebilecek bir golün altından ancak iki tane ile kalkılabileceği gerçeğini düşünmüştü. Okan da bu ikilinin sigortasıydı.

Ama ne var ki, bu ince ayarda Hakan Şükür''ün yokluğu tek uç adamlı düzenimizde topların çok çabuk geriye dönmesine neden oluyordu. Bu nedenle de oyuna çıkarken zamanlama açısından zaafa düşüp alanı daraltamadığımızda sağlıklı hücum da yapamıyorduk ve bu tablo içinde soyunma odasına 0-0''la gittik.

Dönüşte artık diğer rakiplerimizin yine kesin kazanacaklarını varsayarak riske girmekten başka çare kalmamıştı. Ya kazanıp hocanın dediği gibi kendi göbeğimizi kendimiz kesecektik, ya da rakiplerimiz yolumuzu kesecekti. Ben sahaya dönerken Milli Takım''da Hamit''le Hüseyin''in çıkmasını bekliyordum. Fatih hoca, Okan''la Yıldıray''ı kenara alarak top taşıma yükünde Tümer''in mesai yoğunluğunun yarısını Emre''ye vermişti. Nihat da tek uç santrfor işini beceremeyen Halil''e destek olacaktı. Ama asıl çarpıcı olan, özellikle Tümer''in golü gelene kadar Selçuk''un ilk devrenin tam tersine rakibin savunmasını rahatsız edici, zorlayıcı yerlere çıkışı idi. Böylece Halil''in yalnızlığı da yarım Nihat''tan, yarım da Selçuk''tan destek görerek ortadan kalkmış olacaktı. Hocanın oyuncu ve taktik değişiklikleri ikinci yarıda daha fazla rakip ceza alanında görünmemize yardımcı oldu. Bu arada çarpıcı bir görüntü ise ilk devre orta sahamızı ve de savunmamızı sıkıntılara düşüren Arnavutluk takımının bazı futbolcularındaki "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" Fransız atasözünü sanki bir futbol ya da sonuç gerçeği olarak sahaya asmalarıydı.

Özetle Milli Takım, bundan önceki hocasının yanlışları ve de kendi deyimiyle gladyatörlüğü nedeniyle grubun son maçına kadar sancılar içinde kıvrandı. Ben Fatih Terim''le kontak açmış bir Milli Takım''ın dün geceyi sayfiyede geçirmiş bir takım görüntüsüyle karşımıza çıkabileceğini iddia ederim. Neyse, bakalım ben bu satırları yazarken hangi ülke bize rakip olacaktı.

Bu arada şu Tümer''le de ilgili bir iki cümlecik yazıvereyim. Samsun''daki son sezonunda Türk futbolunun böyle bir futbolcuya ihtiyacı olduğunu ve üç büyüklerden birinin bu oyuncuyu mutlaka transfer etmesi gerektiğini hem televizyonda söylemiş, hem de gazetede yazmıştım. Keşke Beşiktaş''ın papağanları Sergen''i erken unutabilselerdi, keşke Rıza hoca, Tümer''i gerektiği gibi kullanabilseydi.

ÖNE ÇIKANLAR