Kaydet
a- | +A

Başbakan Erdoğan''ın Ekim ayının 3. haftasında İran''a yapacağı kritik ziyaret büyük önem taşıyor. ABD ve İsrail başta olmak üzere birçok gelişmiş ülke Erdoğan''ın bu ziyaretine ümit bağladı ve sonucunu merakla bekliyor. Tabii ki ziyaretin ana konusu bu ülkenin dünyayı titreten nükleer çalışmaları. Başbakan "hiç taviz vermeyen ve meydan okuyan" İranlı yöneticileri ikna ettiği takdirde dünya derin bir soluk alma imkanına kavuşacak. Türkiye''nin "Nükleer" konusunda İran''a vereceği önemli mesajları şöyle sıralayabiliriz: 1-Nükleer teknolojiye barışçıl yollarla sahip olmak ve barışçıl amaçlarla kullanmak her ülkenin hakkı, üstelik başka kaynak yoksa bu bir zorunluluktur. Kısıtlanmasına karşıyız. 2- Ama nükleer silahların önlenmesi anlaşmasına bağlı olarak yapılmalı. Başta Ortadoğu olarak bölgemizde hiçbir nükleer silah olmasını istemiyoruz. Mümkünse dünyada olmasın istiyoruz.

3- Sorunun sadece diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bölgenin yeni bir gerginlik alanı olmamalı.

Başbakan Erdoğan Tahran Yönetimine füze denemelerinden duyulan kaygıyı da iletecek.

SİYASET DE TEKERRÜRDEN İBARET MHP Lideri Bahçeli''nin Cumhurbaşkanı Gül''e yakıştırdığı "Çankaya Noterliği benzetmesi bana, Milli Şairimiz Mehmet Akif ''in bir dörtlüğünü hatırlattı.

"Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? "Tarih"i "tekerrür" diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?" Eğer ibret alınsaydı; Korutürk, Özal, Demirel ve Sezer gibi birçok cumhurbaşkanımız vakti zamanında aynı suçlamaya muhatap kalmazlardı. Hepsi bir film şeridi gibi geçti gözlerimin önünden. Gelecekte de aynı şeyler yaşanacak. Yüksek rakımlı Tepede değişen bir şey olmayacak. Noterlik meselesi hep tartışılacak.

AĞIZDAN ÇIKAN SÖZE DİKKAT Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür... Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür...

Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür...

Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür... Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür... Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür... Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür...

(Mahatma Ghandi )

BÖYLE ELEŞTİRİYE CAN KURBAN Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan Erdoğan''ın kararlılığını överken "bugüne kadar 15 başbakan geldi. Hepsi tembel ev kızı gibiydi" demiş. Sayın Arınç Allah''tan ev kızıymışlar ya çalışkan el kızı olsalardı maazallah Türkiye''ye neler yaparlardı neler?!

YURTTAN SESLER KOROSU **Ehliyeti yok, sağ ve sol bacağı kesik üstelik bir gözü de kör. 20 yıldır araç kullanıyor. Bu sürücüye ne denilebilir ki; Allah yolunu açık etsin demekten başka...

**Kanalizasyon çukuru kazan bir işçi kepçeyi vurduğu yerde 13.yüzyıldan kalma altın ve ziynet eşyası bulmuş. Artık kazma küreği kapan kanalizasyon işine soyunursa hiç şaşmayın. **Diyarbakır''daki Atatürk evi soyuldu. İşletme sahibi olayı skandal olarak değerlendiriyor. Ne skandalı kardeşim; hırsız ne yaptığının farkında bile değildir. Durup dururken başına niye iş açsın ki! **Cinsel taciz iddiasıyla yargılanan İcra Müdürü kendisiyle ilgili haber yapan gazetecilerin basın kartlarına el konulmasını istemiş: şu icra müdürüne bak; hem suçlu, hem güçlü, hem de süper ultra uyanık...

KİM DEMİŞ D... DİYE Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi doktor ve hastaları Dünya Ruh Sağlığı Gününü kutlamak için "Halk Sağlığı" yürüyüşü yapmışlar. Yürüyüşe katılan hastalar, yürümenin kendilerine iyi geldiğini belirterek çok rahatladıklarını söylemişler. "Halk Koşusu" ya da İstanbul Boğazı''nda "maraton" yapsalar tamamen iyileşirlerdi herhalde. Onca yıl okuyup emek veren doktorlar ''tedavi yapacağız'' diye boşuna ömür tüketiyorlar galiba.

ESAMESİ OKUNMAYANLAR Asgari ücretle çalışan, işçi-memur, serbest meslek sahibi, sanayici-tüccar-esnaf, işsiz, dar gelirli, dul ve yetim, garip gureba ve burada ismini saymadığımız toplumun diğer katmanları. Sayın Başbakan Erdoğan ve Sayın CHP Grup Başkan vekili Kılıçdaroğlu toplumun mozaiğini oluşturan sembol isimleri sayarken bunları da zikretselerdi keşke. Toplumun önderleri tarihi, milli, dini ve entelektüel şahsiyetlere itiraz etmek kimsenin haddine düşmez. Ama seçim zamanı koşa koşa kapılarını çaldığımız Türkiye''nin gerçeği olan bu insanların da gönlü hoş tutulsa daha iyi olmaz mıydı?!

ÖNE ÇIKANLAR