Eleştiri yaparken kesinlikle ve kesinlikle "empati" denen aynayı hep önünde tutmalı insan... Farz et ki sen bir teknik direktörsün, önünde sezon arası var. Hastalanıyorsun, ligin devre arasını da katarak on günlük bir dinlenme için evine gidiyorsun. Ardından bin tane yazı, "Bu adam kaçtı, dönmeyecek." Ama o dinlenmesini bitirip, takımının başında, eksi bilmem kaç derecede ilk maçına çıkıyor. Eee? Hemen her gazetede çıkan "gelmeyecek" haber ve yorumları ne oldu şimdi? Teknik adamın icraatlarını eleştirmek her gazetecinin hakkı, ama iftira?
Bol bol voleybol İnsan bir sporun içine girince, yakından izleyince, dünyanın en önemli sporu o oluyor. Hafta sonunu voleybolla geçirdik. İyi niyetle yola çıkan eski dost, yeni Federasyon Başkanı Erol Ünal Karabıyık''ın davetiyle İzmir''deki all star maçlarını izlemeye gittik. İlgiyi, tabloyu, potansiyeli, seviyeyi, kaliteyi gördükten sonra insanın içinden "Gerçek spor voleybol" diye geçiyor. Kimsenin farkına varmadığı çok büyük başarılara imza atmışlar, atmaya da devam edecekler. Voleybol, geleceğin sporu!
Aziz Üstel! İnsan bir kulübün taraftarı olup, bir de orada yöneticilik yapma ayrıcalığına eriştiği halde... Kulübün mahrem sırlarını bildiği halde... Yarın bir gün tekrar yönetici olma ihtimali bulunduğu halde... Toplum önünde, televizyonda kendi kulübü ile nasıl bu kadar alay eder, anlamıyorum. Başkanına, yöneticisine hakaret eder, şaşıp kalıyorum. Bütün bunları yapan da, takımın başında görevli teknik direktör (Lucescu) varken bir başkasının (Fatih Terim) ayağına gidip bir de ret cevabı alan yönetimin Aziz''i!
Hayat, insan kalbi kırmaya yetmeyecek kadar kısa Sabah kitap okuyordum; bir cümlenin altını çizdim: "Ölen dostlarımızın kabirlerine attığımız, toprak değildir sanki; un ufak olmuş hâtıralarımızdır." Ve gazeteye geldim ki, iki eski dost, iki eski müdürüm vefat etmiş. Sevginin çok, paranın az olduğu, zor ama heyecanlı dönemlerimizdeki Genel Yayın Müdürlerimizden Cemalettin Cem Ertürk ve eski Teknik Müdürlerimizden Cemil Bilgiç''i hafızalarımızdaki tatlı anılarıyla ahirete uğurladık. Dua talep ederiz.
...kim demişti? "Yamyam aldık, gol atsın diye. Ancak rengi bozuk çıktı. Golü ben mi atayım?" (M.A.Y.)

