Lala Mehmed Paşa''ya her saniye sanki bir asır gibi geliyordu... O gün ikindiye doğru bir ulak, Veziriazamın otağına doğru hızla at sürdü. Bu herkesin tanıdığı Koca Osman Çavuş''tu. "Ciğerdelen kefereden temizlendi!" müjdesini verdi. Serdar-ı ekrem son hücum emrini vermek için işte bu haberi bekliyordu. Tam "Hücuuummm!" diyecekti ki o anda Estergon''dan çıkan beyaz bayraklı askerler Kont Dampier''in teslim olacağını arzettiler. Ancak teslim şartlarını konuşmak üzere bir temsilci istiyorlardı. Bu görev de İbrahim Peçevi Efendiye verildi. Biraz sonra beyaz bayraklılarla birlikte Estergon''a gitti.
Mağrur Dampier!..
Osmanlı temsilcisini ayakta karşılayan mağrur Dampier, endişeli görünüyordu. İlk suali: -Acaba Lala Paşamız bize merhamet edecek mi? Oldu. Bu suali tercümanı vasıtasıyla sormuştu. İbrahim Peçevi Efendi, kendi diliyle cevap verdi: -Koca Vezirimiz merhamet göstermeseydi, şu anda hayatta olmanız imkânsızdı! -Böyle hareketi Padişahınız mı emrettiler? -Hayır Kont cenapları! Padişah efendimiz yeryüzünün en büyük hükümdarıdır. Bütün Müslümanların halifesidir. Hazinede şu anda 50.000.000 düka altını mevcuttur ki, bu meblağı sizin krallarınız XIV. Louis ve II. Phillip hayal dahi edemezler. Koca Vezirim ki, O büyük Sultanın tam güven ve yetkisini taşımaktadır. Lala Mehmed Paşamız, harpte ve sulhta tek başına hüküm sahibidir.
Kontun yanında Fransız, Alman, Avusturyalı ve Papalık temsilcileri bulunuyordu. Hepsi de yüksek rütbeliydiler. İbrahim Efendi müzakereyi kısa kesmek istiyordu. Bu yüzden dedi ki: -Serdarımız sabırlı Gazilerimiz sabırsızdır... Sizin teklifinizi bekler dururlar. -Koca Vezirimize hemen haber ver ki, ne zaman dilerse Estergon onundur. Tek isteğim, yiğit savaşçılarımın canı kurtulsun.
-Diyeceğiniz bittiyse, yiğit savaşçılarınızın (!) canları için gayri Serdar''ın yanına varmam gerektir. Kont Dampier ve bütün subaylar, selam durarak Osmanlı temsilcisini uğurladılar.
"Vire" kabul edildi...
Lala Mehmed Paşa, 13 yıldır devam eden bu Avusturya-Osmanlı savaşını sona erdirmekle görevliydi. Çünkü Devlet-i Aliyye''nin doğuda önemli işleri vardı. Estergon''un "vire" ile teslimi bu yüzden kabul edildi. Böylece 10 yıl süren işgal son buldu: 3 Ekim 1605 Türk Akıncılarının "Kartal Kalesi" Estergon düşmandan temizlendi. 4.000 kadar Haçlı askeri önlerine bakarak savuştular...

