Maçın sonucunu bir kenara bırakalım. Çünkü son yıllarda futbol adına bu kadar tuhaflığın, garipliğin ve hem takım, hem de ferden yanlışların yapıldığı benzeri bir müsabaka pek hatırımda durmuyor. Eskişehir, Aragones''in yeni icadı sağ ön kanatsız oyun formülünü Bülent Kocabey, Murat ve Poljak''la alabildiğine bozarken, golü F.Bahçe attı. Sonra Eskişehirspor, sonra Müftüoğlu''nun yüzde yüz doğru kararıyla penaltı ve kırmızı kart, ve de Volkan-Edu ortaklaşa ikram...
Maç bu kadar az golle bitiş düdüğü duyduysa bunda Güiza''nın inanılmaz beceriksizliği ile Youla''nın egoizmi yatıyordu. Yani bu yanlışlar yapılmasa idi doğrularla neredeyse bir hentbol maçı skoruna tanık olabilirdik.
Rıza Hoca, kalecisi atıldıktan sonra ileri ucundaki iki oyuncuyu almayıp maçı alabildiğine riske attı ama F.Bahçe''nin orta sahası ne topla, ne topsuz, ne de pasla alan geçemediği için bu kahramanlığının bedelini de ödemedi diyebiliriz. Buna karşılık F.Bahçe Maldonado''yu oyunda tutup, rakip 10 kişi kaldıktan sonra sadece Selçuk''lu ama orta sahası öne doğru takviye dönmüş bir takım görüntüsüne gitmedi. Aragones bunu neden yapmadı bilemem ama bence Eskişehirspor''un riskine prim tanıyan hata buydu.
Maçın daha yüksek rakamlı bir gol düellosu şeklinde geçmeyişinde tahminim o ki, yazanlar, konuşanlar kalecilere büyük pay ayıracaklardır. Bence yanlış yaparlar. Yukarıda da değindiğim gibi payın büyüğünü kurtaranlara değil, atamayanlara ayırmak gerekir. F.Bahçe''nin böyle bir orta alan felsefesiyle, yani ne ayağa, ne koşu yoluna pas yapamayan, rakibi karşılayamayan, öne hamle zafiyeti çeken bir orta saha ile ne ligin geri kalan kısmını, ne de Avrupa kupalarını sağlıklı yürütebileceğini söyleyemeyiz. Zaten geçen haftaki Bursa galibiyetinden sonraki yazımda, "Bu skor sakın kimseyi aldatmasın" demiştim. Hele hele Semih''i adeta bunalım içine sürükleyen bu görev, daha ne kadar sürer onu da bilmiyoruz.
Eskişehirspor''a gelince İkinci Lig''den kalma oyuncularına eklediği az sayıdaki Birinci Lig malzemesi ile, çok eski Birinci Lig takımından daha iyi bir futbol topluluğu olduğunu yine gördük. Ya en önemli mesele ne diye soracak olursanız, Roberto Carlos''un kendi kalesine attığı kafa en az 20 santim gol olduktan sonra Volkan tarafından çıkarıldı. Vucko ise yediği haltı, top gol olmadan temizledi. Oradaki yardımcı iki pozisyonda da aynı kararı veriyorsa bayrağı benim yanıma getirsin.

