F.Bahçe, bunalım sürecindeki G.Birliği''nden sonraki en kolay rakibi Bursaspor''u elini kolunu sallaya sallaya devirdi.
Josico''lu, çift ön liberolu F.Bahçe, Arsenal maçından sonra bir kere daha sağ koridoru Gökhan''ın omuzlarına yükleyerek değişik bir oyunu genişletme düşüncesindeydi. Josico da Maldonado gibi nöbetçilik yaparken, Selçuk, Alex, Güiza ve Semih timine destek oldu.
Bursaspor''da ise Gökhan Güleç ve Romaschenko''dan umutlanmış Samet Aybaba, bu yanlış düşüncesinin faturasını ödeyip cebine indirdikten sonra yabancılarını sahaya gönderdi.
Ben bugün ligin zirvesinde dolaşan Bursa için şimdiden ilginizi çekecek bir yorum yapacağım. Bu takım ileri ucuyla, savunmasına yeni isimler monte etmez ise şimdiki 16 puanıyla bile kümede kalıp kalmama sıkıntısı yaşar.
Düşünün bir kere emekli Yusuf varsa Bursa var, yoksa Bursa da yok.
F.Bahçe, daha oyunun hemen başında Bursa savunması uyurken bulduğu golle önce moral motivasyon açısından rakibinden öne çıkmasına rağmen, topla orta alanda daha çok oynanan o bölgeyi, daha rahat geçen rakibi karşısında beklenmeyen anlarda fırsatlar buldu.
Daha sonraki dakikalarda da Bursa''nın komik defansı yardımıyla çok kolay ve rahat goller bularak maçı cebe indirdi.
Hemen bir kere daha altını çizeyim; F.Bahçe''yi dünkü farklı galibiyet sakın ola ki kandırmasın. Çünkü maçı yarım F.Bahçe kazanırken, yarım da Bursaspor teslim etti.
Maçın çarpıcı oluşumlarını ise şöyle sıralayayım. Bursa''daki genç Sercan, Roberto Carlos''un ismi altında sanki ilk otobüsle evine dönmüş gibiydi.
Hakem Özkalfa, Selçuk''un attığı nizami golü iptal ederken, bu yanlışına bir de Alex''e gösterdiği sarı kartı ekledi. O pozisyonda ne Bursa, ne de F.Bahçe aleyhine bir eylem yoktu. Ama aynı Özkalfa kendisine top fırlatıp, yardımcısını hedef alan 3. golün sahibi Edu''yu nasıl oyundan atmadı hayret ettim doğrusu.
Haa bir de Deivid''in gözyaşlarıyla gol atıp dönüşü vardı.
Şöyle bir cümlelik özetle toparlarsak, bu sonuç ne F.Bahçe''yi aldatmalı, ne de Bursa''yı, "Biz iyiyiz. F.Bahçe''ye yenildik" rahatlığına sokmamalı.

