Kaydet
a- | +A

Medya görev başındaki insanları çok kötü yara bere içinde bırakıyor. M.Denizli''nin Euro-2000 finallerini bulduğu maçtan sonra, "İçimizde İrlandalılar var" patlaması bu yüzden... Ş.Güneş''in 2002 Dünya Kupası finallerine gitmeyi garantilediğinde, "Medya ışığı önümüze değil, gözümüze tuttu" demesi bu yüzden... E.Yanal''ın Milli Takım''dan istifası sonrası "Medya eleştirirken çirkinlik yaptı" yakınması bu yüzden...F.Terim''in UEFA Kupası''nı kazandığı yıl, "Artık Türkiye''de çalışmayacağım" diyerek ardına bakmadan gitmesi bu yüzden...

Hocalar farklı mı? Aslında biz başarıyı paylaşamıyoruz. Tadını çıkarmak varken kavga ediyoruz. Zor bir serüvenin sonrasında finalleri hak etmişiz, F.Terim''in beyanatı: "Ben Türkiye''yi iki kez finallere götürdüm, ikisinde de doğrudan katıldık, play-off oynamadık." Ne gerek var? O zaman da "iğnenin battığı" M.Denizli maçı yorumladığı gazetede cevabı yapıştırıyor: "Peki senin başında olduğun takımlar grup birincisi olarak mı finallere katıldı? O dönemdeki statüde ikinciler play-off oynuyordu, bugün oynamıyor. Ayrıca o takımlardan biri çeyrek final oynadı, diğeri yarı final."

Ben zaten inecektim Kortların marjinal kadını Martina Navratilova bir türlü kopamadığı tenis raketini, 47 yaşında kötü bir mağlubiyet sonrası bırakmak zorunda kaldı. Diego Maradona bir türlü kopamadığı futbol topuna artık gücü yetmeyince, dopingin kara lekesi ile sahalardan çekildi. Naim Süleymanoğlu bir türlü kopamadığı halterde, rekorlar kırmaya alıştığı podyumda sıfır çekerek tükendi. Biz buna tıpta "zamanında bırakamama belası" diyoruz. Florya taraflarından kötü haberler geliyor. İş işten geçtikten sonra Nasreddin Hoca''dan ders çıkarmanın faydası olmaz: "Zaten bırakacaktım."

Davacıydık, duacı olduk "2002 yılında 91 yaşında ölen MP Genel Başkanı Osman Bölükbaşı ziyaretime geldiğinde 83 yaşındaydı. Fakat hafıza muhteşem. Türkiye''nin durumunu soruyorum: "Eskiden davacıydık, şimdi yaşlandık, duacıyız" dedi. Siyasi hayatta en uzun konuşmasını sordum: "Düzce mitinginde tam 8 saat 35 dakika konuşmuşum. Akşam saatlerinde kürsünün önüne bir kamyoncu geldi. ''Beyim sabah buradan kereste yükleyip İstanbul''a götürdüm, konuşuyordun. Yükü boşaltıp Düzce''ye döndüm halen konuşmaktasın'' diye seslendi." (Şu Benim Gazetecilik "Yaşadıklarım" / Emin Çölaşan)

...kim demişti? "Galatasaray''ı sevmeyen ölsün!" (A.T.)

ÖNE ÇIKANLAR