Kaydet
a- | +A

Önce, Samsun-Beşiktaş maçında ona 5.8 gibi çok zayıf bir not getiren ve -belki de- hakemliğini bitirecek olan yönetim röntgenine bakalım:

Dakika 34... Pancu''nun Adnan''ın göğsüne basan hareketinde çaresizlik var. Çulcu bir hakem için uzunca sayılabilecek bir kararsızlık sonrasında kırmızıyı çıkarıyor. Yanlış.

Dakika 68... Emre topu elle kesiyor. Karar penaltı. Doğru.

Dakika 78... Sergen, rahatça sıyrılabileceği pozisyonda duvara toslar gibi Şenol''a çarpıyor. Çulcu penaltı diyor. Yanlış.

Dakika 80... Erkan, Fatih Sonkaya''nın "yanında geçerken" kendini bırakıyor. Hakemin kararı penaltı. Yanlış.

Dakika 90... Tümer ceza sahasına girerken rakibi koluna yapışıp bir sürece çekiştirdikten sonra indiriyor. Hareket içeride mi dışarıda mı tartışması yapılabilir ama hakem faul bile vermiyor. Yanlış.

Kaç etti? 5 hayati karardan 4''ü yanlış. Neden? Şundan:

ÇULCU''NUN BİR HAFTALIK SEYİR DEFTERİ

20 Kasım, Cumartesi: İzmit''ten İstanbul''a, İstanbul''dan Gaziantep''e...

21 Kasım, Pazar: Gaziantep-İstanbul maçını yönetti. Hava muhalefetinden dönemedi.

22 Kasım, Pazartesi: Gaziantep''ten İstanbul''a, İstanbul''dan İzmit''e...

23 Kasım, Salı: İzmit''ten İstanbul''a, İstanbul''dan Erzurum''a...

24 Kasım, Çarşamba: Erzurum''dan Erzincan''a, Hakem Derneği toplantısına...

25 Kasım, Perşembe: Erzincan Lisesi''nde panel. Erzincan''dan İstanbul''a, İstanbul''dan İzmit''e...

26 Kasım, Cuma: Cemal Aydın''ın İsmet Arzuman''a hakareti, genel başkan Çulcu''nun zor durumda kalışı...

27 Kasım, Cumartesi: İzmit''ten İstanbul''a, İstanbul''dan Samsun''a...

28 Kasım, Pazar: Samsunspor-Beşiktaş maçını yönetti.

İdmansız bir hafta ve takribi 5 bin 200 kilometre yol.. Sahada uyuması normal değil mi?

Tümer ve Mehmet Güçlü

Ahmet Çakar, Tümer''in düşmesine penaltı vermeyen Çulcu''yu ekranda eleştiriyor:

"Bu hareketin, Los Encılıs''ta güreşe yeni başlayan Şultz''un bizim Mehmet Güçlü''nün kolunu üç yerinden kırdığı hareketten farkı yok."

Zor olacak ama, gelin bu cümleyi el birliği ile düzeltmeye çalışalım.

Amerikalı Mark Schultz güreşe yeni başlamamıştı. Güreşçimizin kolu üç değil, bir yerden kırılmıştı. Bir de küçük detay; söz konusu güreşçimiz Mehmet Güçlü değil, Reşit Karabacak''tı:)))

Yassıada faciası "Garip tecelli... Adnan Menderes 1946''da Kütahya''dan milletvekili seçilmişti. Çok partili siyasi hayattaki ilk çıkış basamağı olan bu vilayetin daha sonra bu hayatın bitiminde son basamak olacağı kimin aklına gelirdi?" ... "Menderes''i Ankara''dan getiren uçak İstanbul''da Aksaray''ın üzerinden inişe geçtiği zaman, Milli Birlik Komitesi üyesi, Vatan ve Millet caddelerini aydınlatan ışık dizilerini gören Başbakan''ın meyus (moralsiz) olduğunu fark edince, ''Üzülmeyin, endişelenmeyin Adnan Bey. Bu yaptıklarınızı millet unutmaz. Belli olmaz, bir gün bu millet bakarsınız şu Aksaray''a sizin heykelinizi dikebilir'' demişti." ... "Yassıada''yı o günkü haline getiren Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Oramiral Sadık Altıncan, mahkum olarak Yassıada''ya ayak basar basmaz yaşlı gözlerle ''eserine'' bakacak, sonra da, ''Kendime bir mahpushane hazırlamışım'' diyecekti." ... "Bir iktidarın devlet başkanından, başbakanından, bakanlarından, milletvekillerinden, yüksek memurlarına, hatta ikinci, üçüncü derecedeki memurlarına kadar herkesin hırsızlıkla suçlandığını, tarih hiçbir ülkede kaydetmemiştir. Ama Allah''a şükür bu davalardan bir teki bile Yüksek Soruşturma Kurulu''nun talebine uygun mahkumiyetle sonuçlanmadı. BİR TEKİ, BİR TEKİ bile... Bu, 10 yıllık DP iktidarının bir namusluluk devri olduğunu ispatlar. Bu döneme yan bakanlar, önce aynı süzgeçten geçsinler ve mahkemeden alabilecekleri bir namusluluk beratını ceplerine koysunlar!"

(Yassıada Faciası, Mithat Perin )

ÖNE ÇIKANLAR