Kaydet
a- | +A

Başbakan Erdoğan, "Kimse bize gaz vermesin" dediğinde medya başta olmak üzere herkes yanlış anladı. Herkesin yanlış anladığını Erdoğan da "hissetmiş" olacak ki birkaç gün sonra "Doğalgaza zam yok" diyerek yüreklere su serpti. Ama bu arada içimizde ne kadar art niyetli insanlar var ki olayı nereden nereye getirdiler. Medyayı bile ikiye böldüler. Baktı ki Erdoğan iş çığırından çıkıyor, bu kez "Ben ne gaz veren veya gaza gelen ne de gaz alan olmak istemiyorum" diyerek konuya açıklık getirmeye çalıştı. Bundan da anlaşılıyor ki önümüzdeki dönemde enerji konusunda ciddi çalışmalara şahit olacağız. "Al ya da öde" tehdidinden kurtulacağız. Azerbaycan''ın meydan okumalarına boyun eğmeyeceğiz.

"Zam marta kaldı" demeyeceğim. Kimse benden böyle bir şey beklemesin... Ben de yanlış anlaşılırsam çok üzülürüm sonra haa!

Yolun bayırlısı, cezanın hayırlısı(!) Trafik kurallarına uymayan sürücülere verilecek cezaların yarısı artık yoksullara ayni ve nakdi yardımda bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu''na gidecek. Hedeflenen miktar ise 255 milyon lira. Bu arada halk arasında Fakir Fukara Fonu olarak bilinen bu fona bütçeden 2 milyar liraya yakın bir ödenek ayrıldı. Kısaca analiz yapacak olursak; 1-Başbakan Erdoğan''ın deyimi ile garip gureba bu yıl da yakacak sıkıntısı çekmeyecek. Gıda yardımı, kırtasiye yardımı gibi yardımları almaya devam edecek. Nakdi yardım almayı da sürdürecek. 2-Bu yıl içinde 510 milyon lira civarında trafik cezası kesilecek. Bu miktarın yıl sonunda artması halinde sürücülerin daha fazla trafik kuralı ihlali yaptığı ortaya çıkacak. Trafik polisleri bir yıl boyunca bu ceza limitini tahsil etmek için mücadele verecek. 3- En önemlisi trafik kurallarına uymayanlar dolaylı yoldan hayır işlerine katılmış olacak. Yaptığı her hatanın yarısı fakir-fukaraya yardım olarak gidecek. Sürücülerimiz bu faktörü göz önünde tutarsa rekor ceza tahsilâtı da olabilir. Sene sonunu merakla bekliyoruz. Bakalım rakamlar ne olacak?

Nasıl edelim, fasıl edelim! Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye''nin AB sürecinin en önemli boyutunun, ''fasıl açmak'' değil ''zihin açmak'' olduğunu söyledi. Sayın Bağış doğru söylüyorsunuz, ama hangi Avrupalının zihnini açacaksınız; Onlar Türk kelimesini duydukları anda bir daha çıkmamak üzere komaya giriyor. Dünya ile irtibatları kesiliyor, beyinleri duruyor. Bilincini kaybedenlere neyi, nasıl anlatacaksınız ki? Tutmayalım sizi, kolay gelsin...

Pişman, bin pişman! Geçen yıl, 115 bin ton kanatlı et ihracatı yaparak 153 milyon dolar gelir elde etmişiz. Bu ihracatın 30 milyon dolara tekabül eden 32.5 bin tonluk kısmı ''tavuk ayağı''ndan elde edilmiş. Bu arada Rusya ilk defa Türkiye''den 500 bin ton beyaz et istedi. Bu miktar Türkiye''nin mevcut kapasitesinin çok üstünde ama üstesinden gelecek imkânlara sahibiz. Hatırlatmakta yarar var; bir türlü ticareti beceremeyen ve "Kaz''ın ayağı hiç öyle değil" diyenlere bizden söylemesi...

ÖNE ÇIKANLAR