"Merdiven çıkabiliyor musun? Düz yolda kaç adım gidiyorsun? Ayaklarında şişme var mı?" gibi soruların ardından adres ve telefonunuz alınıyorsa, bilin ki acil kalp nakli listesine alındınız! Dünya genelinde bugüne kadar 80 bin kişi, Türkiye''de ise 13 merkezde 342 kişi ikinci el bir kalple hayata tutunmayı başarmış. Peki ya bir kalbe kavuşamadan gidenler? Sayısı milyonlarla ifade ediliyor. Siz hiç kalp bekleyen insanlarla bir arada bulundunuz mu? Hiç dertlerini dinlediniz mi? O sıkıntıyı çeken bilir, biz bilmeyenler için anlatalım. Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Transplantasyon Merkezi''ndeyiz. Dr. Oğuz Konukoğlu bir yandan kalp nakli olan eski hastaların ilaçlarını kontrol edip, EKG''lerini inceliyor. Bir yandan da hastaların şikayetlerini dinliyor. İkinci el kalp arayan hastalarla, doktor konuşmalarına dikkat kesiliyoruz: NE KADAR YAŞARSAN YAŞA!.. Üzeyir Abacı, eşi Ayşe Hanım''la gelmiş hastaneye. Dr. Konukoğlu, daha kapıdayken "Üzeyir Bey, merdiven çıkabiliyor musun?" diye soruyor. ''Hayır'' cevabıyla sorularına devam ediyor; "Peki düz yolda kaç adım yürüyebiliyorsun? Kaç kilosun? Ayaklarında şişme var mı?..." Dr. Konukoğlu''nun aldığı her cevap, onu nihai karara biraz daha yaklaştırıyor. Gerçi eldeki raporlar, uzun süreli tahliller yeterli. Belli ki psikolojik olarak da, hastanın durumunu anlamaya çalışıyor. Abacı dertlerini anlatmaya başlıyor: "10 yıldır hastayım. Rahatsızlık bizde ırsi. Annem 43 yaşında vefat etti. Babam kalp yetmezliğinden gitti. Şimdi bende de var. 5 yıldır çalışamıyorum, zor durumdayım. Son günlerimde iki kızımla birlikte huzurlu yaşamak istiyorum. Ne kadar yaşarsan yaşa, aynı. Bunu biliyorum. 9 kardeşim var, onlardan da endişe ediyorum..." Bir saatlik konuşmanın sonunda Doktor Oğuz, Üzeyir Abacı''nın; ev telefonu, cep telefonu ve ev adresini istiyor. Bu da Üzeyir''in acil kayıt listesine alındığı anlamına geliyor. KARACİĞERİNİ DÜZELT GEL Üzeyir çıkıyor, Sadrettin Ata Alp adlı hasta giriyor odaya. O da 42 yaşında. Yalova''dan gelmiş. Anlattıklarına bakılırsa bayağı bir hastane dolaşmış. Doktor Oğuz raporları evirip çevirip bakıyor. "Falan ilacı kullandın mı? Ne dozda alıyorsun" gibi bazı sorular soruyor, kararını açıklıyor: "Senin karaciğerin bitmiş. Onu tedavi ettirmeden nakil yapamayız. Çünkü bu karaciğerle nakil sonrası ilaçları kaldıramazsın." Sadrettin Bey''in nutku tutuluyor, gözleri doluyor, "Hocam bana ''kalp nakli olmadan birşey yapamayız'' dediler, size gönderdiler. Şimdi siz karaciğeri düzeltin diyorsunuz. Artık gidip gelemiyorum. Ne olur bir kalp bulun" diyor ve çıkıp gidiyor.
Ne olur bir kalp bulun!
"Allah''tan geldiği için üzülmüyorum" Bir de servislerde yatan hastalar var ki, onlar birinci sırada nakil bekleyen kişiler... Aylar süren bekleyişte, "Acaba kalp çıktı mı? Bana ne zaman kalp çıkacak? Tekrar eski günlerime dönecek miyim" gibi soruları yüzlerce defa tekrarlıyorlar. 20 yaşındaki Elvan Dirim o hastalardan biri, 10 yıldır hasta, 5 aydır hastane odasında acil nakil bekleyenlerden. Annesi Ayşe Hanım''ın refakatinde günlerini geçiren Elvan, liseyi zor bitirmiş. İlk zamanlar başkasının kalbi ile yaşamayı pek kabullenmemiş, ancak sonraları kendi kendini ikna etmeyi başarmış. "Allah''tan geldiği için dert etmiyorum" diyen Elvan''ın meşgalesi ise bilgisayar. Hasta yatağında organ vermek konusunda bir internet sayfası üzerinde çalışan Elvan, "Bu konuda herkesi daha duyarlı olmaya davet ediyorum. Dışarıdan göründüğü gibi değil. Buralarda çok farklı duygular yaşanıyor. Kimsenin yarın ne olacağı belli değil" diyor. Elvan''ın oda arkadaşı 30 yaşındaki Çağlayan Deniz ise Ordu''da bir fırında muhasebecilik yaparken fenalaşmış. By-pass ameliyatı olduktan dört ay sonra tekrar rahatsızlanmış. İki aydır Koşuyolu Hastanesi''nde kendine çıkacak kalbi sabırla bekliyor.
Ne olur bir kalp bulun!
''ZOR DURUMDAYIM'' Üzeyir Abacı, "10 yıldır hastayım. Rahatsızlık bizde irsi. Annem 43 yaşında vefat etti. Babam kalp yetmezliğinden gitti. Şimdi bende de var. 5 yıldır çalışamıyorum, zor durumdayım" diyor...
Ne olur bir kalp bulun!
''GÜCÜM KALMADI!'' 42 yaşındaki Sadrettin Ata Alp, kalp tedavisi için geldiği hastanede karaciğerinin rahatsız olduğunun anlaşıldığını belirterek, "Artık hastaneye gidip gelemiyorum, ne olur bana bir kalp" diye yakındı.
Ne olur bir kalp bulun!
"İSTANBUL''DA İKAMET ET Kİ, SANA ULAŞALIM" Münevver Yaman''ın, kollarında başlayan ağrılar için gitmediği doktor kalmamış. Bir süre önce by-pass ameliyatı olan Münevver Hanım''ın kalp ile ilgili geldiği son nokta ise nakil. Koşuyolu''ndaki son tetkiklerin ardından listeye alınmış. Dr. Oğuz Konukoğlu "İstanbul''da ikamet et ki sana ulaşabilelim" deyince, Samsun''dan gelip kardeşlerinin yanına yerleşmiş...
Ne olur bir kalp bulun!
DOKTORUN KAPISININ ÖNÜNDE KALP BEKLEYEN ÜZEYİR: Piyango bekler gibiydik! Üzeyir Aras 28 yaşında. Askerden yeni gelmiş, Adıyaman''da çiftçilik yapıyordu. Evleneli 21 gün olmuştu ki, aniden hastalandı. Kâhta''da, ''üşütmüssün'' denildi. Tedaviye rağmen iyileşemedi. Abilerinin de isteğiyle geldiği İstanbul''da ''acil kalp nakli'' teşhisi kondu. Doktorların ''çalışmayacaksın'' dediği Üzeyir, maddi imkânsızlık sebebiyle kalp beklediği bir yıl boyunca Sultançiftliği''nde bir konfeksiyon atölyesinde çalıştı. Ve 24 Ağustos 2005''te gece yarısı nihayet beklediği telefon geldi. Üzeyir, hayatında yeni bir pencere açan o günü şöyle anlattı: "Hastaneye gittiğimde Doktor Başer Bey ''üç kişi daha var'' dedi, biri arkadaşım Gökhan... Piyango bekler gibiyiz, gözlerimizi birbirimizden kaçırıyor, kapıda görünüp, ''sen gel'' diyecek hemşireyi bekliyoruz. Beni işaret ettiklerinde gözlerimi sıkıca kapadım, ameliyat sonrasında odada açtım. Antalya''da kazada ölen bir hanımın kalbini takmışlar. Gökhan da benden iki ay sonra nakil oldu." Üzeyir Aras ameliyatın ardından, bazı hastalara ameliyat sonrasında Başhekim Cevat Bey''in iş verdiğini öğrenmişti. Başhekimin kapısını çaldı ve Cevat Hoca ona da bir iş verdi. Üzeyir, ameliyat olduğu kalp damar cerrahisi kliniğinde yardımcı personel olarak çalışmaya başlamıştı. Böylece kendisi de sürekli doktor takibinde oluyordu. Nakil olacak hastaları ikna etmekte zorlanan doktorların eli ayağı olmuştu Üzeyir; korkular, endişeler için bire bir ilaçtı neredeyse!.. ''Ya başaramazsam'' diye düşünenler, onu görünce fikirlerini değiştiriyordu. Çünkü o, ağaçtan düşen biriydi.
Ne olur bir kalp bulun!
BAKAN AKDAĞ: Nakilleri iki katına çıkardık Sağlık Bakanlığı Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Merkezi verilerine göre, bugün itibariyle 58''i Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi olmak üzere 193 hasta, acil kalp nakli için sıra bekliyor. Bilindiği gibi kalp, kadavradan alınamayan tek organ. Bunları aşmak için yoğun bir çaba gösterdiklerini belirten Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Türkiye''de organ nakilleri ile ilgili çalışmaların hızlı bir şekilde sürdüğünü belirterek şunları söyledi: "Diyanet İşleri Başkanlığı''nın bu konudaki açıklamaları soru işaretlerini giderdi. Halkımızın organ verme konusunda bilgilendirilmesi gerekiyor. İlgili kurum ve kuruluşların, özellikle basının desteği kaçınılmaz. Kalp nakillerinde sıkıntılar var, buna rağmen 13 merkezimiz yoğun bir şekilde çalışıyor. Sadece 2008 yılında 50 kalp nakli yapıldı. Bu büyük bir oran. Dönemimizde nakillerin eskiye oranla iki kat arttığını gördük." HER ŞEY VAR ORGAN YOK Organ nakillerindeki en büyük problemin başka şehirden nakiller sırasında yaşandığına dikkati çeken Bakan Akdağ, şöyle devma etti. "Bunun için ambulans helikopterler aldık. Taşımada süre ne kadar kısalırsa, uyuşmazlık problemi o kadar azalıyor. Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Merkezine 2000-2008 yılları arasında 2 bin 396 beyin ölümü bildirildi. Bunlardan bin 87''sinin ailesi organ için izin vermedi, iknada sıkıntılar var" dedi. Türkiye''de organ nakli bekleyen 80 bin hasta bulunuyor. Nakiller için teknik donanım ve yetişmiş personel açısından hiçbir sıkıntı yok. Tek mesele hastalara nakledecek organ bulamamak. Diyanetin fetvası ve bakanlığın kampanyalarıyla organ bağışlama alışkanlığı bir nebze artırılsa da dünya ortalamalarının çok altında. Türkiye''de organ verme sıklığı 6 binde 1. Bu oran Avrupa ülkelerinde yaklaşık binde 15. ABD''de ise binde 30." DOKTORLAR ANLATIYOR PROF. DR. CEVAT YAKUT: Yılda 300 kalp nakli artık HAYAL DEĞİL! Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, aynı zamanda ilk başarılı kalp naklini yaptı ve 63 kişi ile en fazla nakil gerçekleştiren hastane oldu. Organı bulup hastaneye ulaştırmanın nakilden daha zor olduğunu belirten Başhekim Prof. Dr. Cevat Yakut şunları söyledi: "Siz organınızı verseniz bile, yakınlarınız izin vermezse organı alamıyoruz. Bir an önce yasal düzenleme yapılması şart. Yine yasalara göre yanlızca THY''nin tarifeli seferleriyle organ taşınabiliyor. Havalimanı olmayan illerden organ getirtilmesi neredeyse imkânsızdı. Edirne''den, Bursa''dan, Çanakkale''den, Eskişehir''den organ bulsak da getiremiyorduk. Cerrahların imdadına TSK''nın Skorsky helikopteri yetişiyordu. Ancak şimdi bakanlığın aldığı ambulans helikopterler bu sıkıntımızı çözecek. Yılda 300 kalp nakli artık hayal değil." DOÇ. DR. MUSTAFA GÜLER: Hep teselli ettiğim kadın hâlâ aklımda Doktorla hastalar arasında zamanla duygusal bir bağ oluşur. Hastanın ölümü ile sonuçlanan durumlarda doktorlar psikolojik olarak oldukça zor anlar yaşar. Kalp Damar Cerrahisi Klinik Şefi ve Nakil Koordinatörü Doç. Dr. Mustafa Güler unutamadığı hadiseyi şöyle anlatıyor: "Nakil bekleyen bir hanım vardı. Uzun süre onu moral olarak motive etmeye çalıştım. Her defasında ''Bana kalp çıkacak mı? Kurtulacak mıyım?'' derdi. Ben de ''İyi olacaksın, kurtulacaksın'' diyerek teselli ederdim. Ama kalp bulamadık, onu ameliyat edemedik! Zaman zaman onun yattığı servisin önünden geçince duygulanırım." Organla birlikte huy değişir mi? - Organ nakli yapılanlarda görülen değişimler ve yeni edindikleri özelliklerin donörlerde olması herkesi düşündürüyor. Hekimler imkânsız dese de kimi hastalar ve yakınları, organlarla birlikte kimi alışkanlıkların "nakledildiğini" iddia ediyor. İşte örnekler: - İngiltere''de 37 yaşındaki İngiliz Cheryl Johnson''a geçen mayıs ayında beyin kanaması geçiren bir adamın böbreği takıldı. Eskiden pembe dizi izleyen ve ünlülerin biyografisini okumaktan zevk alan kadın bir anda ''entel'' oldu.'' - 14 yaşında yeme problemi olan bir jimnastikçi kızın kalbi, 47 yaşındaki bir erkeğe nakledildi. Ameliyatın ardından nakil yapılan kişi, her öğünden sonra midesinin bulandığını, bir çocuk kadar neşeli olduğunu belirtti. - ABD''de yüksekten korkan bir kadın, akciğer nakli olduktan sonra dağcılığa başladı. Donör, genç yaşta bir dağcıydı. - Şiir yazan, beste yapan 18 yaşındaki bir genç trafik kazasında hayatını kaybetti. Gencin kalbi 18 yaşındaki bir kıza takılmıştı. Kız, donörün ailesiyle tanıştığında, daha önce hiç bilmemesine karşın kalbini aldığı gencin şarkılarını söyledi. - ABD''de cinayete kurban giden birinin kalbinin nakledildiği 7 yaşındaki kız, öldürüldüğüne dair kâbuslar görüyor. Psikiyatri uzmanları ise hastalarda yaşanan ruh hali ve huy değişimlerinin yaşanan ciddi travmanın bir sonucu olabileceğini söylüyor. Uzmanlara göre; hastalar, kendisine organ veren kişiyle ilgili bilgi sahibi olduklarında, farkında olmadan özdeşim kuruyor olabilirler. Nakil olan birinin, organını aldığı kişi hakkında bilgi sahibi olmadan onun huylarını edinmesi mümkün değil. TEŞEKKÜR... Başta Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ olmak üzere, Kartal Koşuyolu Kalp Araştırma ve Eğitim Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Cevat Yakut ve ekibine, Başhekim Yardımcıları Tolga Evren ve Hüseyin Tanuğur''a, gösterdikleri anlayış için Halime Esen nezdinde bütün nakil olan hastalara ve ilginiz için de siz okuyucularımıza teşekkür ederiz...