Kaydet
a- | +A

Havalananında pasaportumun kayıp ihbarlı olduğu haberiyle kan terleyip güç bela uçağa binmem, Budapeşte''ye indiğimde telefonumun çalışmadığını görmem, Macarca''dan başka tek kelime bilmeyen stat görevlileriyle gırtlak gırtlağa gelmem, maçta da ters bir şeyler olacağı korkusuna kapılmama neden oldu.

Elimize tutuşturulan esami listesi de korkumu körükledi. Sahaya çıkan ay-yıldızlı on birin defansında yer alan isimlerden sadece Hamit güven veriyordu. Futbolla tekrar tanışması için F.Bahçe''den ayrılması gereken Servet ve istikrarsız Beşiktaş''ın temsilcileri Gökhan Zan ile İbrahim Üzülmez ise endişeye sevk ediyordu beni.

Bunun yanı sıra orta alandaki ve hücum hattındaki isimlerin hepsi son haftalarda performansı yükselen, savaşçı oyunculardı. Ancak Arda tekniğiyle, Hakan ise son vuruşlardaki formsuzluğuyla bu tanımlamaya farklı boyut kazandırıyordu.

Maç başladığında gördük ki; eski başarılı günlerini arayan Macarlar, Bosna-Hersek karşısında aldıkları galibiyetin moraliyle değil, evlerinde Norveç''e yenilmenin korkusuyla oynuyorlar. Bozsik''in 4-2-3-1 düzeninde sahaya sürdüğü takım geride başarılı bir şekilde alan daraltırken, şişirme toplarla "lütfen" hücum ediyordu.

Ancak Milli Takım''ın da pek farkı olduğunu söylemek pek mümkün değil. Arda''nın bir iki kişisel çalım denemelerini saymazsak, Macarların istediği gibi oynadık ilk yarı boyunca. Savunmamız hücuma katkı da zayıf kalırken, ofansif oyuncularımız da fazla ileri çıkınca ortada oluşan boşluk ataklarımızın gücünü kırdı ve kalabalık savunma arasında eriyip gittik adeta. Tuncay''la bulduğumuz gol, bizi kötünün iyisi yapmaya ve ilk yarıyı önde kapatmamıza yetti.

İkinci yarı da aynı bunaltıcı oyunu seyredeceğimizi düşünerek hayıflanıyordum ki; 57''de Gera''nın frikiğinde direkten dönen top nefesimi kesti. Aleyhte heyecan istemediğimi fark ettim. Sahada ise benimle aynı fikirde olan, Macar ataklarına set çeken en esmer oyuncumuz Mehmet''ti.

Sonuç olarak pozisyon vermeden ve pozisyon üretemeden kazandık ikinci maçımızı da. Belki korkularım dün gerçekleşmedi ancak, "Grubun keklerine karşı yapabildiklerimiz buysa, Norveç ve Yunanistan maçlarında ne halt edeceğiz" düşüncesi de pekişti aklımda.

Gecenin yıldızı taraftardı. Onlar Euro 2008''i fazlasıyla istediklerini ve hak ettiklerini gösterdiler. Ama bu futbolla değil. Kesinlikle hem de!...

ÖNE ÇIKANLAR