Türkiye, artık eski Türkiye değil. Bırakın 40-50 sene gerilere gitmeyi, 10 sene öncesinin Türkiyesi bile değil. Rahmetli Özal 1980''li yılların başlarında" Transformasyon" adı altında gerçekleştirdiği icraatlarla, Türkiye''ye çağ atlatmak için yola çıkmıştı. Bu yolda da çok iyi mesafeler almıştık. Erdoğan da Özal''ın yolunu izliyor. Bugünkü Türkiye, dünyanın en itibarlı ülkeleri arasında. Küresel ve bölgesel barışın tesisinde aktif roller üstleniyor. Devasa ekonomisi ile dünyaya hükmediyor. Avrupa''nın enerji terminali, İnanç dünyasının ortak buluşma noktası. Hukuki ve siyasi konularda yapılan düzenlemelerle daha gelişmiş demokrasiye hızlı adımlarla ilerliyor. Beyaz Saray''daki tarihi buluşmaya gelince; Erdoğan, Obama ile yaptığı görüşmede kendinden çok emin bir Türkiye''yi temsil ediyordu. Obama Erdoğan''ın konuşmasını elini çenesine koyarak büyük bir dikkat ve hayranlıkla dinledi. Hatta başını sallayarak Erdoğan''ın tespit ve görüşlerine katıldığını samimi duygularıyla gösterdi. Bu buluşma ülkemizin nereden nereye geldiğini ispatlayan en önemli göstergedir. Hatırlanacaktır, rahmetli Ecevit''in 1999 yılında Clinton ile yaptığı Beyaz Saray''daki görüşme Türkiye ve Dünya kamuoyunun zihinlerinde çok pasif bir Türkiye görüntüsüne yol açmıştı. Ülkemizin imajını gölgeleyen Ecevit-Clinton görüşmesi Erdoğan''ın duruşu ile tarihin derinliklerine gömüldü.
İşte gelişen ve küresel bir güç haline gelen bugünkü Türkiye, bu Türkiye...
Evvel zaman içinde... Adaletsizliği gideren yeni katsayı uygulamasını iptal eden Danıştay, daha önce verdiği bir kararda düzenleme yetkisinin YÖK''de olduğuna hükmetmişti. Zıt iki kararı yüzünden Türkiye''nin gündemine cuk diye oturan Danıştay''ın bu hallerine şaşmamak lazım. Oy birliği ile karara imza atan üyeler çocukken dinledikleri masallardan çok etkilenmiş olabilirler; yoksa durup dururken niye "bir varmış bir YÖK''müş" diye karar versinler ki...
Şimdiki zaman içinde Mülkiye''nin 150. kuruluş yıldönümü törenine katılan Baykal ve Öymen''i, "Bu salonda yerin yok Öymen, çık dışarı" sloganı ile karşılayan genç Mülkiyeliler "Dersim" çıkışından duyulan rahatsızlığı dile getirmişler. Bazı Medya organlarında bu haber "Öymen Mülkiye''yi Fena Karıştırdı" başlığı ile verildi. Eksik bir başlık bu. Doğrusu, "Öymen, Önce Türkiye''yi Sonra Mülkiye''yi Fena Karıştırdı" olmalıydı. Böyle verselerdi başlığı, Mülkiyelilerin "Önce Mülkiye Sonra Türkiye" sloganını da tersine çevirmiş olurlardı.
Kelin merhemi olsa Hasta sayısının çokluğu, nöbet süresinin uzunluğu, çalışma ortamının kötülüğü, bulaşıcı hastalıklara yakalanma riski, çalışma saatlerinin düzensizliği, teşhis ve tedavi hataları, eğitimin yetersizliği gibi nedenlerden dolayı doktorlar stresle içli dışlı yaşıyormuş. Diğer sağlık çalışanları da benzeri sıkıntılarla boğuşuyormuş. Sakın hastalanmayın, hastalığa yakalanırsanız da doktorlardan şifa beklemeyin. Sorunları başından aşkın dert küpü bu insanlar sizin hastalığınıza nasıl çare bulsunlar, derdinize nasıl deva olsunlar?!

