Oha falan... "Futbol benim için kızımdan bile önemlidir. Eğer futbol için çocuğumdan kopmam gerekiyorsa, koparım." Bu kırıcı ve acımasız cümlenin sahibi İlhan Mansız. İnsanlık tarihi boyunca mesleğini biricik evladından üstün gören başka bir kimse olmuş mudur bilinmez ama, hayatta en önem verdiği futbolda bile bugün sap gibi ortada kalmış birisi için bu yaklaşımı normal saymak lazım, belki de...
Hizmette sınır ve onur yoktur! Brian Clough öldü. Say ki, İngiltere''nin Özkan Sümer''i... 18 yıl çalıştırdığı ve gıpta edilecek bir çok başarıyı yaşadığı Nottingham Forrest ile özdeşleşmişti.
"18 yıl"a dikkat! Manchester Utined''in hocası Ferguson 19. yılında... Ada futbolunda çift haneli çalışma zamanı sıkça görülen bir şey... *** Hafta içinde Erzincanspor''un başkanı geldi. B Kategorisi''ndeki takımı 4 maç sonunda 1 puan alabilmiş. Takımın başında -henüz- hocası var. Fakat... "Geleceği gören, ufku açık" Türk antrenörleri başkanın telefonunu aşındırıyormuş, "Göreve hazırım" diye... Cebinden bir kağıt çıkarıp önüme koydu; ismini ve telefonunu yazdırmış 24 antrenör! İnsanların kendi meslektaşına bile saygı göstermediği böyle bir ortamda teknik adam istikrarı sağlanabilir mi?
Rakibimin rakibi dostumdur "Paris''te kaldığımız yirmi beş katlı Concorde La Fayetta Oteli''nin altında hayli büyük bir alış veriş merkezi vardı. Burada futbolcumuz Oktay, 4.200 frank etiket fiyatlı İtalyan takım elbiseyi 1.500 franga satın almamı sağladı. Sonradan öğrendik ki dükkanın Yunanlı sahibi Alex, fanatik Marsilya taraftarı imiş ve PSG takımından nefret edermiş. İstanbul''da 3-1 yendiğimiz Beşiktaş-PSG maçını izlemiş ve 2 gol atan Oktay''ı çok beğendiği için elbise pazarlığında ona özel indirim yapmış! Düşünebiliyor musunuz; İstanbul''da bir Türk futbolcu Fransız takımına gol atıyor, Yunanlı dükkan sahibi onu Paris''te seyrediyor, iki hafta sonra bu iki kişi arasında dostluk kuruluyor ve bu durum bizler için ticari bir avantaja dönüşüyor. Sporun gücü bu olsa gerek"
(Fatih Uraz, Kaleciyi Vurun)
Senin annen bir melekti yavrum "Güzel olduğunuz kadar küstahsınız da!... Anneciğim ben bu amcayı çok sevdim, ona baba diyebilir miyim?... Ağlamıyorum yavrum, gözüme toz kaçtı... Ne olur gerçeği söyleyin doktor bey, yaşayacak mıyım?... Size bir müjdem var, tahlilleriniz karışmış... Hayır siz kovmuyorsunuz, ben istifa ediyorum!... Benim de senin yaşlarında oğlum vardı evladım... Aman Allahım göremiyorum göremiyorum, kör oldum!... Hayır durun, Ferit suçsuzdur, aradığınız suçlu benim!... Metanetinizi muhafaza ediniz, Allah''tan ümit kesilmez... Babanın kanını yerde koma oğul... Bu ses... Bu ses... Olamaz... Git... Git burdan..." *** Evet, Bülent Oran da öldü. Yazdığı senaryo kağıtlarını üst üste koyarsanız, boyunu iki defa geçer. Müthiş bir senaryo fabrikasıydı Bülent Oran...
Kendisinden dinledim:
"Bazen aynı anda çekilen üç dört filme birden senaryo yazıyordum. Bir film setine öbür filmin senaryo kağıtlarını gönderiyordum yanlışlıkla... Hatta telefonda bile senaryo yazıyordum. Bir gün yönetmenden telefon geldi: ''Abi, Cüneyt Arkın ben bu sahneyi oynamam diyor, bir değişiklik yapamaz mısınız?'' Hangi sahne dedim, ''Başımı helaya sokmam sahnesi'' dedi. Hela değil, bela dedim. Meğer telefonda yanlış almışlar cümleyi... Bir başka gün bir başka film setinden yapımcı aradı: ''Bülent Bey, bir gazino sahnesi yazmışsınız, bir sürü orkestra, figüran, garsonlar falan lazım.. Çok masraflı... Bir kolaylık yapamaz mısınız?'' Hemen yapalım dedim, jön o sahnenin başında sevgilisine desin ki, ''Bu gazinoyu senin için kapattım!'' Bir cümle ile bütün figürasyonu kaldırıp, adamı büyük masraftan kurtardık." * Alem adamdı.
Sinemanın kalemi kırıldı.
Toprağı bol olsun.
ALTINI ÇİZİYORUM Eski başka, eskimiş başkadır. Nice eskiler vardır ki hiç eskimez. Peyami Safa
SORU -Medya diliyle söylemek gerekirse-, "Sevgili Melih", insan kendisi için "Melih Şendil''in keyifli sunumuyla" diye anons yapar mı yahu? O tanıtımı seslendirecek başka kimse yok mu Lig TV''de?
VAY HAYVAN VAY! Deve kuşları aynı yuvaya yumurtlar. Bütün anneler ve baba sırayla yumurtaların üzerinde kuluçkaya yatar. Yavrular doğduğunda hangi çocuğun hangi anneye ait olduğunu kimse bilmez, hepsi bütün yavruları eşit sevgiyle kucaklar.

