Kaydet
a- | +A

Ölü tüccarları... Önce, "Ölen çocuğun üstünde Fenerbahçe kartı varmış" dediler. Şimdi de "Katil zanlısı aslında Galatasaraylıymış" diyorlar.

Boğazında siyah-beyaz kaşkol... Üstünde Beşiktaş armalı mont... Elinde Kartal kabartmalı bıçak... Her hafta maça geliyor... Tanıdıklarının dediğine göre, tribün lideri olmak istiyormuş. Tesadüf bu ya; sıradan bir Beşiktaş maçında ve Beşiktaş''ın en ateşli tribününde öldürülen Fenerli, öldüren ise G.Saraylı oldu (!) . Katolik''in yaptığını mı yapıyorlar; ölüm döşeğine düşünce "Ben Yahudi oldum" demiş Katolik... "Dünyadan bir Yahudi eksilsin diye..." Diriye saygınız yok, bari öleni incitmeyin.

Made in Turkey Trafik kuralları uluslararası olmakla beraber, her ülkenin kendine has bazı uygulamaları da var. İngiltere''de dünyanın aksine trafiğin sağdan işlemesi gibi...

Hollanda''da bisikletin geçiş üstünlüğü gibi... Fransa''da taksi şoförlerinin ön koltuğa yolcu almaması gibi...

Teklifim şu: Türkiye''de de, kırmızı ışık yandığında otomatik demir bir kafes geçişi kapatsın.

Her yerde...

Salkım Hanımın Taneleri "İstanbul''da servet sınıf değiştiriyordu. Anadolu''nun palazlanmış esnafı İstanbul''un ticaretini yavaş yavaş devralmaya hazır bir ordu gibi gelip yerleşmiş, Varlık Vergisi''nin talan ettiği piyasada ne varsı kapışmıştı. Bu ganimet paylaşmasından, çok yakında yeni bir ordu güçlenecekti. İblis''i olmayan bir İstanbul düşünülemezdi." ... "Cumhuriyetin ilk kapitalistleri tahsilli adamlardı. Çoğu İttihat Terakki''nin önde gelen aileleri ile evlilik yapan toprak zenginlerinin çocukları olarak yetişmiş, iyi öğrenim görebilmeleri için dışarıya gönderilmişlerdi. Fransız mekteplerindeki disiplinli tahsillerini, daha sonra Paris''in rahat hayatı içinde kolayca ellerinden çıkarmış, dizginleri boşalmış bir araba gibi, istikameti belli olmayan bir yolun macerasına kapılmışlardı. Yaşadıkları iddialı hayata rağmen hepsinin kökeninde, bir Anadolu pişkinliği kolayca sezilir, tereddüt uyandıran bu kazınmış evsaf, umulmadık anda insanı en çirkin muameleye maruz kalacağı endişesi içinde titretirdi. Çoğu, şaşkın ve güven vermeyen bir nesil fotoğrafı gibi İstanbul sokaklarına asıldılar. Beyoğlu''nun eski havası içinde yeni çehreleriyle paralı bir rahatlık tavrı taşır, büyük gövdeli salon saatlerinin rakkası gibi iki yana sallanarak kendilerini hissettirmeye çalışırlardı." ... "Maliye Bakanı Fuat Ağralı... Üzerine oturulmuş başı, dar omuzlarına zorla yüklenmiş bir akraba tabutu kadar büyük ve soğuktu. Kalın çerçeveli gözlüğünün üzerinden taşan gür kaşları, yulaf demetleri gibi iri yüzüne dağılmıştı. Kemik renkli teni, sinirlenince koyulaşan vahşi bir çıban gibi yüzüna yapışıp insana ürküntü veriyordu. Kocaman burnu, macuncu malasından kurtulup hızla aşağı sarkan kayısı karamelası gibi koyu rengiyle etli, iri dudaklarının üzerine birikmişti." ... "Hayat tecrübesi denilen bir başka terbiye vardı ki, genç yaşta kolay kazanılmıyordu." ... "Fazilet bir feyiz gibi içimizde varsa, düşman için bile duyulacak hüznümüz olur." (Kitapta İsa Remzi Bey) ... "İnsanların hakları, farklarında belli olur." (Kitapta Nefise) (Salkım Hanımın Taneleri, Yılmaz Karakoyunlu)

ALTINI ÇİZİYORUM Yastık diye başını ateşe dayayan, yatak diye yılanların üzerine yatan bir adam, güvendiği bir dostundan düşmanlık sezen bir adamdan daha rahat uyur. (Beydeba)

TÜRK''ÜN BİRİ BİR GÜN...

Bedri Serter''e ait mobilya imalathanesinde çalışan Ufuk Kilerci, şaka olsun diye iş arkadaşı R.Ö.''nün makatına kompresörle hava verdi ve olay yerinden ayrıldı. Vücudu şişen ve fenalaşan R.Ö., Bozyaka SSK Hastanesi''ne kaldırıldı. (İzmir, Sarnıç Fatih Mahallesi)

VAY HAYVAN VAY!

Yaban kazları baharda yavrular. Çünkü baharda karlar erir, sular yükselir, böcekler su yüzüne çıkar, kaz yavruları bu böcekleri yiyerek büyür.

SAHİBİ BELLİ SÖZLER "Çiçek suluyordum."

ÖNE ÇIKANLAR