Orta sayfa sekreteri, kendi sorumluluğundaki gazete sayfasını bilgisayarda hazırlayıp baskıya gönderdikten sonra, küçük bir muziplik yaptı. Ajanstan gelen bir fotoğrafta bir mezar görünüyordu. Mezar taşı net olarak okunuyordu; ilginç bir tesadüfle merhumun ismi ve soy ismi, gazetenin Yazı İşleri Servisi''ndeki bir muhabirle tıpa tıp aynıydı.
Sayfa sekreteri Yazı İşleri''ndeki muhabire şaka olsun diye "D.......... / O........ vefat etti" diye bir haber yazdı, o mezar fotoğrafını da uydurma haberde kullandı. Uydurma haberin bulunduğu sayfayı bilgisayarda çoğaltıp kağıt çıkış alarak neredeyse bütün gazeteye dağıttı.
*** Muhabir bu şakayı hiç de anlayışla karşılamadı; bilgisayarda haber yazarken masasına konan sayfayı görür görmez hışımla ayağa kalktı, salonun ortasında duran sayfa sekreterine kafa attı. Ortalık karıştı. İnsanlar araya girdi. Sayfa sekreterini sevenler ile muhabirin arkadaşları münakaşaya tutuştu.
Oysa gazetelerin "mutfağında" bu tarz şakalar sık sık yapılırdı. Abartacak, hele kavgaya dökecek bir şey yoktu.
"Öldü" deyince insan ölmüyordu. Muhabir, mesai bitimini beklemeden apar topar öfke ile çıkıp gitti. Sayfa sekreteri de bir süre sonra, şakayı yaptığına yapacağına bin pişman, kırık bir kalp ile binadan ayrıldı. *** Biz muhabirin peşine takılalım... Sultanahmet''ten Eminönü''ne inip, oradan Taksim''e çıkan genç muhabir, kalabalığa karışarak amaçsız bir şekilde bir süre dolaştıktan sonra bir sinemanın önünde durdu. Saatine baktı; "Kafam dağılsın biraz" diye düşünerek ve aniden karar vererek sinema gişesine yöneldi. Bilet aldıktan sonra filmin afişini daha detaylı inceledi; "Ölüme Bir Bakış" yazıyordu. (A View To A Kill - 007 James Bond filmi.) Salona girdi ve yerine oturdu. Muzip safya sekreteri, eline batmış kıymık gibi aklındaydı. Oturması ile kalkması bir oldu muhabirin; çünkü canhıraş bir bağırtı geldi derinlerden: - Yangın! Yangın! Çıkın dışarı! Sinema çok kalabalık değildi. Yine de çıkış bölümünde insanlar birbirine çarpa çarpa kapıyı aradı. İpi kopmuş bir tespihin taneleri gibi sokağa döküldüklerinde, caddeden hızla geçen bir belediye otobüsü bu şaşkın kalabalığın içine daldı. Muhabir, -kafasına aldığı darbe ile- ağır yaralılardan biri olarak bir taksi ile yakındaki hastaneye kaldırıldığında kendinde değildi.
Talihsiz gazeteci beyin kanaması sebebiyle vefat etti; memleketinden gelen ve yoğun bakım ünitesini dolduran akrabaları feryat figanla ortalığı ayağa kaldırdı.
Ve, sayfa sekreterinin bir süre önce Yazı İşleri''ndeki muhabirin adını kullanarak "D.......... / O.......... vefat etti" diye yaptığı şaka haber, aynı gazetede bu kez gerçek olarak yer aldı. --------- (Otobüs Durağı cuma ve cumartesi yayınlanır.)

