Kaydet
a- | +A

Başbakan Erdoğan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu freni patlamış kamyona benzetti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli de CHP'yi 47 model araba olarak niteledi. Biliyorsunuz Hükümet kanuni düzenleme yaparak 1980 modelin altındaki araçları işe yaramadığı gerekçesiyle trafikten menetmişti. Benzetme yerinde mi değil mi tartışılır ama yerinde olan bir gerçek var ki; çağın gerisinde kalmış statükocu zihniyete ve partilere yüz vermiyor artık bu millet. Dilim söylemeye varmıyor ama 12 Eylülde 'hayırlara vesile' sandığa gömülecekler. İlk yapılacak genel seçimde ne olur onu düşünmek bile istemiyorum. Erdoğan ile Gedikli'nin benzetmelerindeki ortak nokta, "İşe yaramamak", "hurdaya çıkmak", "miadı dolmak"... Buna da karar veren halk. Ne demek istediğimi anlatabildim mi bilmem?!.

Karışık pizza

Türkiye'ye demokrasiyi getirmekle övünen CHP'nin yaptığı şu işe bakın da ne kadar demokrat olup olmadığına siz karar verin... Tecrübelerinden yararlanmak yerine Baykal'ı eve hapsettiler. Sadece kendisini mi hayır, ekibini de aynı cezaya reva görmüşler. Anlayacağınız Baykal ve arkadaşları referandumda eli kolu bağlı sade bir vatandaş gibi oturarak zaman öldürecekler televizyon karşısında... Baykal bu durumu "Tuhaf işler" diye yorumlarken, İzmir milletvekili Canan Arıtman yapılanların bir 'kıyım-kırım' tasfiyesi olduğunu söylüyor.

"Boy değil, soy önemli" diyen Başbakan Erdoğan'a, Kılıçdaroğlu "eline pergel-cetvel al kafatasımı ölç" karşılığını verdi hafta sonu yapılan referandum gezilerinde. Haydi gelin bu iki olay arasında bağlantı kurarak sonuca varalım. Canan Hanım CHP'nin Baykal'a yaptıklarını soykırıma benzeterek çok güzel analiz yapmış. Erdoğan'ın eline bir şey alıp ölçmesine gerek yok. Ayan-beyan her şey ortada. Anlamak için arif olmaya gerek var mı?

Yaman çelişki!

Daha önceleri bir sağ parti liderliği için adı geçiyordu. Şimdi CHP parti meclisi üyesi. Anayasa Hukuku Profesörü. Geçenlerde "anayasa değişikliğine neden hayır" diye bir bildiri yayınladı. Bu bildiride benim dikkatimi çeken ise paralı eğitime karşı oluşuydu. Bu hoca uzun yıllar bir vakıf üniversitesinde rektörlük yaptı. Şu anda da dekan olarak görevini sürdürüyor. Kendini eğitime vermiş bu vakfın aynı zamanda özel okulları ve Türkiye'nin büyük illerinde dershaneleri var. Yani özel sektör, paralı eğitim veriyor.

Haa bu hocamız 12 Eylül darbesini de savunur bir pozisyonda giriş hazırladı bildiride. Ama DP kökenli bir ailenin çocuğu. Babası 1960 darbesinde idam edilen Menderes'in partisinde milletvekilliği yapmış... Bir de ünlü popçu Sezen Aksu'ya "Sazan" demişti ya. Tanıdınız mı? Fazla düşünmeyin ben size hemen ismini söyleyeyim: Prof. Dr. Süheyl Batum...

ÖNE ÇIKANLAR