Kaydet
a- | +A

Futbolumuzu değerlendiren, bunu yaparken kâh öven, kâh yeren o kadar çok "Yeni yetme" ortaya çıktı ki, sormayın... Tabii ki gençler de zaman içinde görgülerini, eğitimlerini tamamladıktan sonra futbol eleştirmenliğine soyunacaklardır. Yani tıpkı ben ve benim gibiler... Yani birkaç Dünya Kupası, Avrupa Futbol Şampiyonası izledikten, bu süreçteki kongre ve teknik adam seminerlerine katıldıktan sonra... Bir sorun bakalım Attila Gökçe''ye, Güven Taner''e, İlhan Söyler''e, Esat Yılmaer''e, Alaattin Metin''e, Şansal Büyüka''ya, unuttuklarım bağışlasınlar, ne kadarlık gazeteciyken, hem de 20 saat hakikisinden mesai yaparak, futbolla ilgili köşe yazısı yazabilme onuruna el değdirmişlerdir. Ama ne yazık ki, günümüz modası, birilerinin omzunda yükselerek, halk deyimiyle "Daha cin olmadan şeytan çarpanların" resmi geçicidir. Hiç kuşkusuz, bu çarpık ve futbolumuzu taaa yüreğinden yaralayan düzenin kuruluş kaynağı, gazeteci patrondan tüccar patrona geçişteki değişim ve bu değişimin bizim mesleğe sunduğu "Tuhaf" sorumlulardır.

Şimdi bu yazıyı neden yazma gerekliliği duydum, onu açayım... Sevgili dostumuz Hıncal Uluç, önceki gün Sabah''taki spor köşesinde, tıpkı Mehmet Demirkol örneği, kendi ürünlerinden Uğur Meleke''nin bir yazısını överek, ön libero deyimi, kelimesi, yakıştırması, adını ne koyarsanız koyun, yerine "Santral orta saha" yani merkezi orta saha kullanımının daha doğru ve gerçek olduğunu dile getirmiş. Sanki düne kadar bu tip görevliler futbolda, yaklaşık 50-60 senedir yokmuşlar gibi ...Devam ederken de, ön libero dendiği zaman, bu görevdeki oyuncuların ileri çıkmayarak sadece geridekilerin nöbetçisi konumunda kaldığını yazmış. Ama santral orta saha dendiğinde ileri çıkarak hücuma katkı yaptıkları iddiasında bulunmuş... Vah ki vah ! Zaten Hıncal Uluç müritleri değil miydi, geri dörtlüyle önündeki oluşuma, "Çıpa" gibi tuhaf bir isim bulanlar...

Şimdi size "Ön libero" var mı, yok mu bunu anlatayım... Bu benim taktığım bir isim de değil... Önce bunu vurgulayayım... Peki, nereden çıktı bu "Ön Libero?" 1994 Dünya Kupası''nda, Brezilya 24 yıl aradan sonra şampiyon olurken, Parreira''nın oyun düzeninde, geri dörtlünün ortasının tıpkı İngilizler gibi tandeme geçtiği, bunların önünde de Dunga''nın yer aldığı gözlemlendi. Yani, Brezilya''da o güne kadar, savunmanın ortasındaki ikiliden biri biraz daha arkada kalır ve diğer oyuncu da stoper, yani ilk kesici olurdu. 1994''ten yaklaşık 11 sene önceki 3-5-2''nin savunma göbeğindeki üçlünün ortasında bulunan da, daha çok bu düzenin liberosu olarak anılırdı. İşte 1994''ten sonra, bütün futbol otoritelerinin "İşsiz adam", ya da "Az sorumlu" olarak nitelendirdikleri bu "Arka liberoyu" öne çıkarmaya başladıkları gözlendi. Parreira''nın Dunga''sı artık moda olmaya başladı. 1996 Avrupa Futbol Şampiyonası''na katılan 16 finalistten 11''nin bu düzende oynaması, yani liberoyu savunma göbeğinin önüne çıkararak oynaması da, sistemin bütün dünyaca kabul göreceğinin en ciddi kanıtı olarak yorumlandı. Zaten, bu turnuvayı izleyip rapor düzenlemekle görevli dört ücretli UEFA teknik adamı ki -bunların içinde Fenerbahçe''nin eski teknik adamlarından Venglos da vardı- hazırladıkları gözlem raporunun başlığını şöyle koydular: "La revolution de libero en avant..." Yani "Ön libero ihtilali..."

Bugün buna "Çıpa", "Santral orta saha" diye ahkâm kesenler, bendenizin 1996 Avrupa Şampiyonası sonrası Günaydın Gazetesi''nde o raporu özetle naklettiğim yazıyı keşke okumuş olsalardı. Böylece zahmet etmeden doğruyu öğrenmiş olurlardı. Ama ne Demirkol''un, ne de aslında ekonomist olduğunu ve merakla teknik yazdığını kendi sesi ve görüntüsünden itiraf eden Uğur Meleke''nin yaşları yetmeyebilir. Ama ya benden on yaş büyük Hıncal Uluç ustanın? Ama desenize, topu hayatında beş metre bile sol ayağı ile sürmemiş Hasan Şaş için "Müthiş solak" diye yazan, ne yazar...

Dahasını satırlara sığdıramayız... Ama istediğiniz bir kanalda bu "Ön libero" işini tartışırız... Üstelik benim reytinge falan hiç mi hiç ihtiyacım yok...Üstelik ön libero görevlisi, siz ve sizin kafanızdakilerin tam tersine, oyuna daha fazla katkıda bulunsun diye keşfedilmiştir. Yani Hıncal Uluç ustanın iddiası gibi geri dörtlüye nöbetçi olsun diye değil...

Lütfen, artık televizyon eğitimli olan futbolseverin aklını daha fazla karıştırmayın... Bırakınız futbolseverler, sizden çok önde olmaya devam etsinler...

ÖNE ÇIKANLAR