Kaydet
a- | +A

(Böyle durumlarda "teknik bir arıza" derler. Dünkü Sahanlık köşemizde aşağıdaki yazıdan bir bölüm girmemiş ve ortaya karışık bir salata çıkmış. Düzeltilmişine tekrar bakın isterseniz:)

Biliyorsunuz, Şampiyonlar Ligi maçında Roma kendi sahasında Dinamo Kiev''le oynarken, İtalyan oyuncuların kışkırttığı "sorumsuz" bir seyirci, devre biterken maçın İsveçli hakemi Anders Frisk''in kafasına bir cisim fırlattı, hakemin başından kan aktı, maç yarım kaldı.

UEFA Disiplin Kurulu, ev sahibi Roma''yı 3-0 hükmen mağlup ilan etti; bununla da kalmayıp iki maç da seyircisiz oynama cezası verdi.

Bu olay bizim bazı gazetelerimize "UEFA''nın çifte standardı" diye yansıdı. Biz olsaymışız daha çok ceza verirlermiş. Geleneksel "Türk''ün Türk''ten başka dostu yok" paranoyası...

Oysa, Roma-D.Kiev maçıyla kıyaslanacak bir olayımız var bizim: 1988-89 sezonunda G.Saray, İsviçre takımı Neuchatel Xamax ile Şampiyon Kulüpler Kupası ikinci tur rövanş maçını oynuyordu Ali Sami Yen Stadı''nda... "Sorumsuz" bir seyircinin attığı cisim sonucu yardımcı hakemin başından kan aktı.

UEFA Disiplin Kurulu, ev sahibi G.Saray''ı hükmen yenik saydı.

Gelişmeleri biliyorsunuz; G.Saray''ın UEFA İtiraz Komisyonu''na yaptığı başvuru kabul gördü, G.Saray''ın galibiyeti iade edildi; biri ülke, biri şehir dışında olmak üzere iki maç sahası kapatıldı.

Eee?

Çifte standart nerede?

Popülizm olmasın? Kamuoyunu bu şekilde yönlendirirsen, hakemin kararını beğenmeyen kimi "sorumsuz" seyirci, "Bunlar zaten bize düşman abi" diye adaleti kendisi tesis etmeye çalışır.

ÖNE ÇIKANLAR