Kaydet
a- | +A

Önce kazanmak...

Beşiktaş, Denizli''ye verdiği Ümit Aydın ''ı, Konya''ya verdiği Okan Koç ''u, Diyarbakır''a verdiği Eser Yağmur, Sinan Kaloğlu ve Yasin Sülün ''ü bu takımların Beşiktaş''la olan maçlarında oynattırmadı.

Beşiktaş bu hafta İstanbulspor''la oynuyor ve rakibinin en formda ismi, geçen hafta 2 gol atıp bir asist yapan Ahmet Dursun... O da yarın Beşiktaş karşısında forma giyemeyecek. Efendim? Duyulmuyor? Etik değerler mi? Fair play mi? Centilmenlik mi? Abartmayın...

Bülent Yavuz şaşırtıyor TRT''nin "Stadyum"unda Malatya-G.Birliği maçının pozisyonları değerlendiriliyor. Maçın hakemi Fırat Aydınus başarılı bir yönetim göstermiş. Orada bulunan Yılmaz Vural ve Giray Bulak hakeme bravo diyorlar ve sunucu Faik Çetiner sıradaki maça geçmeye hazırlanıyor.

Bülent Yavuz atılıyor: - Bi dakka... Yahu bu genç hakem arkadaşlar önemli hatalar yapıyor. Bakın, Fırat Malatya''nın ağlara giden topunu haklı gerekçe ile gol saymıyor. Atilla kaleci Ömer ''i dağıtıyor. Gol iptalinden dolayı futbolcular itiraza gelince yaptığı şu harekete bakın; ellerini arkaya bağlıyor. Cem Deda ''da da aynı şeyi görüyorum, mesela faul beklenen bir pozisyonda "devam devam" diye elini sallıyor. Bu hareketler futbolcuların sinirlerini gerer. Siz daha dünkü çocuklarsınız; bu hareketleri Mustafa Çulcu yapabilir, Orhan Erdemir yapabilir ama siz daha çok gençsiniz. Benim ekran karşısındaki öfke ve cevabımı sağ olsun iki sayduyulu insan dile getiriyor.

Giray Bulak:

- Yapmayın hocam, genç hakem arkadaşımız bence ellerini arkasına götürerek doğru yapıyor. Bir futbolcu o sinirle eline filan vursa kart görecek, olay daha kötüye gidecek.

Yılmaz Vural:

- Bence de cesurca duruyor. Bırakın hakemler biraz cesur olsun, bu gençleri bu kadar sindirmeye çalışmayın Bülent hocam.

Koltuk alttan kayınca dünya tersine dönüyor; eski patronları hakemleri suçluyor, teknik adamlar savunmaya çalışıyor.

Bülent Yavuz ''un, genelde haftanın en başarılı hakemlerine sallaması da bir başka ilginç nokta...

İsyan Günlerinde Aşk "(Dilara Hanım''dan Hikmet Bey''e): Kadınlarla ilgili hakikati öğrenip de ne yapacaksınız, hepsini öğrenseniz ne olacak, daha sonra sıkılacaksınız. Kadınlarla ilgili bütün hakikatleri bilen bir erkek görsem ona acırım. Bu, kendinin önündeki yumağı çözmek gibi olur, sonra neyle oynayacaksınız?..."

"Hikmet Bey, hayatı boyunca her türden kadınla karşılaşmıştı; çok güzel olanlarıyla, kıskançlıkları kızıştıran oynaklıklarıyla, zekâlarını acımasız bir silah gibi kullanan alaycılarıyla, erkeklerle oynamayı zevk verici bir tiryakilik haline getirenleriyle, değerlerini daha da arttırmak için kendilerini ulaşılmaz göstermeye çalışan koketleriyle, soyluluklarını aşılmaz parmaklıklar gibi önlerine çeken asilleriyle; hiçbirinin karşısında bu kızın sadeliği karşısında hissettiği çaresizliği ve aşağılanmayı hissetmemişti. Dilevser, kendisini çekici kılacak hiçbir şey yapmıyor, erkeğin dikkatini çekecek hiçbir söz söylemiyordu. Bu da genç kıza dayanılmaz bir cazibe ve kışkırtıcılık katıyordu..."

"(Hikmet Bey): Eğer hayatım, kırılacak bir eşya, bir bardak ya da vazo, ne bileyim öyle bir şey olsaydı eğer, bunu tutması için Hediye''ye verirdim. Ondan başka herkes, bir dalgınlık anında onu bir yerde bırakabilir, düşürebilir, bir acı duyduğunda elinden atabilirdi ama o, hiçbir zaman, hiçbir şartta onu elinden bırakmazdı..."

"(Şeyh Yusuf Efendi''den Ragıp Bey''e): Ölüm insanları hep şaşırtır. Geceye şaşırmaz, gündüze şaşırmaz, düğüne, savaşa şaşırmaz ama ölüme şaşırır; oysa yaratıldığından beri ölür insanoğlu, Yaradan da daha yaratırken vereceği canı alacağını söyler ama her şeye hazırlanan insan, ne gariptir ki ölüme hazırlanmaz. Bu da Allah''ın bir lütfu belki; neden derseniz, aksi halde ademoğlu yaşadığının tadına varamazdı. Allahü teala, öleceğini bildirir de insana, ölmeyecekmiş gibi yaşatır. Rabbimizden başka kimin kudreti yeterdi insanı böyle korkunç bir hakikatle bir arada yaşatmaya?... Bu dünyada güzel olan, güzelliğini, bir sonu olmasına borçludur..." (İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan)

ÖNE ÇIKANLAR