Kaydet
a- | +A

"Soy, sop, boy" tartışması meydanların vazgeçilmez malzemesi oldu. Aslında tartışmaya son noktayı koyma zamanı geldi: "Soy, sop, boy" önemli değil. Önemli olan kişinin çapı-işlevi... Başbakan, icranın başında millete hizmet ediyor. Kemal Bey Erdoğan'ın işlevini elde edebilmek için yanıp tutuşuyor. Bir de Baykal'dan daha iyi olduğunu ispata çalışıyor. Olay bu...

Devlet Bakanı Faruk Çelik,"Genel seçimi haziran ayında yapabiliriz. Temmuz sıcağına kalmamak için çalışma yapıyoruz" deyince Başbakan Erdoğan'ın bu konudaki sözleri aklımıza geldi: "Seçimler vaktinde yapılacak. Erken seçim istemek hainliktir!.."

Kılıçdaroğlu,"Söz veriyorum. Türbanı da biz özgür kılacağız" diye yeni bir açıklama daha yaptı. Muhtemelen bugün yarın yalanlar ben böyle demedim diye. Çünkü daha önce de başımıza geldi: "Kızlar üniversiteye türbanla girebilecek diye bir söz söylemedim..."

CHP Genel Sekreteri Önder Sav, Partide Baykalcı ve Savcılar var diye soru soran gazetecilere, "Beni niye yadırgıyorsunuz, ben de Baykalcıyım" karşılığını vermiş.

Sav'ın sözlerini şöyle yorumlamak lazım:

"Bay kal(ı)cıyım"... Yani; beni yerimden kimse edemez, liderler gelir gider. Gelen ağam, giden paşam.

Maharet sahibi

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek artık tam siyasetçi oldu. Milletvekili olduğu o ilk dönemlerde, uzun bir müddet yurt dışında yaşadığı için Türkçe konuşma ve cümle kurmakta sıkıntı çeken Şimşek meramını anlatmakta zorlanıyordu. Medyada eleştiri konusu oluyordu. Şimdi çok şey değişti, Şimşek'in cephesinde; Hitabet gücünü çok iyi kullanıyor. Halkı ikna ediyor. Yanlış anlaşılabilecek sözler sarf etmiyor. Bugünkü Şimsek'i anlatmak için uzun söze gerek yok. Memleketindeki referandum gezilerinde irticalen yaptığı konuşmalardan "okkalı" iki örnek verelim isterseniz.

"(Memleketi satıyor) diyorlar. Nereye satıyoruz... Siz hiç arazisini, fabrikasını sırtına yüklemiş kaçan yabancı gördünüz mü? Yok arkadaş. Her şey Türkiye Cumhuriyeti'nin. Onlar sadece vatandaşımıza aş iş üretiyorlar.

"Memleketi satıyorsunuz... Memleket elden gidiyor" değerlendirmeleri tamamen şizofren bir yaklaşımdır. Aslı astarı olmayan bir şeydir."

Kendisindeki bu gelişmeleri fark eden Bakan Şimşek, şükredip Yunus Emre misali "Hamdık, piştik, elhamdülillah" diyordur herhalde?!.

ÖNE ÇIKANLAR