Kimin kazandığı, kimin kaybettiği benim için hiçbir zaman önem arz etmediğinden maçın skorunu yine bir kenara bırakıp yorumumuzu yapalım. F.Bahçe''nin daha kuruluşundaki 5. yılını anca tamamlamış, oyuncularının büyük bir bölümü futbolun dışında işlerle uğraşan bir takımını UEFA''dan eleyişi, ne yazık ki F.Bahçe''nin hiç de yararına olmadı. Çünkü medyanın çok önde gelen yorumcularıyla F.Bahçe''nin başkanından bütün yöneticilerine kadar olanlar topluluğu, bu 3-0''lık galibiyete iyice kanıp, "toparlandık" ya da "toparlandılar" sonucunda birleştiler. Olacak şey miydi? İşte bir hafta önce Sivas''a kendi sahasında 3-1 kaybetmiş Bursaspor, bunun ciddi bir aldatmaca olduğunu Saracoğlu Stadı''nda herkese kanıtladı. Bursaspor, şayet maçın ikinci yarısının bir 10 dakikalık bölümü içinde iki boş kale golünü yapabilseydi sanıyorum Randers galibiyetine kanmayan tek zümre F.Bahçe taraftarı kandırıkçılara gereken dersi çoktan vermiş olacaktı.
F.Bahçe''nin savunma göbeğinde yer alan ithal malların defolu olduklarını sanıyorum artık bu işi yapanlar da kabul ediyorlardır. Ama, esas defonun nerede olduğu dün bir kere daha bütün çıplaklığıyla ortaya çıktı. Zico, ne kadar uyumsuz da olsalar bir genel futbol kuralını hiçe sayarak savunmanın göbeğinden adam çıkartıp, yerine bir başka oyuncu alıp, zaten uyumsuzluk rekorları kıran bu bölgeyi de şaşkına uğrattı. Appiah''la birlikte bu takımın değişmez adamı olan Tuncay''ı da yarım saat kala oyundan almak Bursaspor''un çok mücadele eden kadrosundaki fizik güç düşüşüne adeta yardımcı olmaktı.
Deivid ile Kezman şayet Danimarka''da futboldan başka bir şeyin yorgunluğuna kapılmadılarsa dünkü saha duruşları gerçekten düşündürücü ve kaygı vericiydi. Tabii F.Bahçe''de Alex''in değişmezlik kanunu da ciddi bir handikap olarak yaşamaya devam etmektedir. Tümer''in oyuna gelişine kimsenin diyeceği bir şey olamaz da, ama çıkacak adamın Alex olması gerektiğini sanırım savunan çok olur.
Bursaspor''da şayet Zafer Biryol''un yerinde daha hareketli, daha agresif ve daha süratli oynayabilen bir oyuncu olsaydı F.Bahçe savunması daha zor durumlara düşüp daha başka gollere de geçit verirdi. Pancu, Fresineanu ve Cumhur''dan kurulu Bursa orta alanı hem savunmasına dönüşte, hem de hücum hattına yaklaşışta gerçekten çok olumlu bir futbol tablosu çizdi. Savunma ise yerleşimde de, adam paylaşımında da, müdahale zenginliğinde de, F.Bahçe''nin golcülerine nefes aldırmadı desek yalan söylemiş olmayız.
Benim asıl önemli bir konuya vurgu yapmam gerekir. O da, hakemin her F.Bahçe aleyhine çaldığı düdükte Federasyon Başkanı''nı istifaya davet etmek, sonu gelmez ama hiç hayrı dokunmaz bir boşuna uğraşış ve başkana şirin görünmek tasarrufundan öteye geçemez.

