Kaydet
a- | +A

Beşiktaş ile Trabzonspor''u karşı karşıya getiren ve ligin tepesi için ciddi anlam taşıyan maçın çok ama çok önemli teknik bir ayrıntısı üzerinde durarak yazıma başlamak istedim. Beşiktaş''ın ön liberosu Toraman ilk yarının hemen hemen tamamına yakın bir süresinde geri dörtlüsünün göbeğine nöbetçi rolünü üstlendi. Önündeki Serdar, Delgado ve Tello üçlüsü zaman zaman pozisyona göre Nobre ile Holosko''nun katılımıyla da yer değiştirilerek dikine pas zenginliği ve tempo kazanıldı. Buna karşılık Trabzonspor''un orta sahasanın ortasında oynayan Ayman''la Hüseyin, Toraman rolünü ıskaladıklarından bir üst satırda değindiğim Beşiktaş pas trafiği hemen hemen soyunma odasında ayarlanan taktik ve oyun felsefesiyle doruk noktada buluştu. Trabzonspor''da önce Ceyhun''un sonra da Gökdeniz''in gidişiyle "Top benim, kaybedene kadar ben oynar götürürüm" felsefesi bitmiş olunca, öne doğru son bir - bir buçuk sezondur görülmemiş pas zenginliği yaşandı. Ama dediğim gibi Toraman''ın nöbeti ve Trabzon''daki uç oyuncu zaafiyeti pozisyon getirmedi. Yani Beşiktaş orta sahadaki baklava kurgusuyla daha rasyonel oyun oynadı.

Oyunun ikinci yarısında Toraman''ın bana göre haklı atılışıyla ilk yarıda değindiğim maçın en önemli teknik özelliğini Beşiktaş kaybetti. İşte Trabzonspor, Hüseyin''i biraz daha arkada saklayarak maça bu teknik doğrusuyla ağırlığını koydu. Bu süreçte son 20 yılın en iyi yerli kalecisi Rüştü Beşiktaş taraftarına da kendini tanıtma fırsatı buldu. Ama ne var ki; bana göre hiç de kötü maç yönetmeyen kartlarında da adilane davranan Bülent Yıldırım genç Barış''ı boşu boşuna atarak dengenin oturmasına sanki yardımcı oldu.

>> BENİM YILDIZIM Futbolun oynandığı ilk yarıda tek yanlışı olmadan takıma büyük katkı yapan Nobre.

ÖNE ÇIKANLAR