Liseli delikanlı yataktan kalktığında babası işe gitmişti.
Kahvaltıya otururken annesine anlattı: - Bir rüya gördüm. - Hayırdır inşallah. - Yaa, hiç yaaa! Aklımda bile yok, nerden rüyama girdi bilmiyorum. - Kim? Çayını yudumladı: - Milli Takım. - Nasıl yani? Futbolcu mu oldun? Kafan ne ile meşgulse rüyana da o girer. - Hayır anne yaa. Ne futbol, ne futbolcu, ne Milli Takım... Bu aralar aklıma bile gelmedi. Önümüzdeki hafta milli maç var, onu biliyorum. Dünyanın kuzey tepesinde, Finlandiya ile oynayacağız. İşte güya o maçı 4-2 kazanmışız... - Hayırlısı olsun oğlum.
- Çok zor, hatta imkânsız gibi bir şey. Rüya işte! *** Tesadüf bu ya, liseli genç akşam saatlerinde gittiği Akmerkez''de Milli Takım hocasıyla burun buruna geldi! Hoca dikkatli dikkatli bir elektronik eşya dükkânına bakıyordu. "Demek ki rüyam buymuş" diye geçirdi içinden... Kendisini frenleyemedi; yürürken bir başka vitrinin önünde durup oyalanan hocaya yaklaştı: - Afedersiniz hocam, bu gece bir rüya gördüm de... Rüyasını anlattı.
Hoca, delikanlının yanağını okşadı ve... *** Milli Takım eğer o maçı 4-2 kazanmasaydı zaten bu öyküyü buraya almazdım. Evet, maçı 4-2 kazandık. Rüya sahibi liseli delikanlı mı? Onu, Milli Takım hocasının davetlisi olarak gittiği bu kuzey ülkesinin stadının kapısında, hocanın içerden çıkmasını beklerken gördüm en son; teşekkür ve kucaklaşma için bekliyordu...
(Otobüs Durağı cuma ve cumartesi yayınlanır.)
SADIKS boşluk yorumunu yaz Turkcell,
Vodafone, Avea 2866''ya gönder

